Nasıl olsa kimse okumuyor diye burada kafama göre saçmalıyorum ama yarın öbür gün bizim oğlan babasının internette neler yazdığına bakmak isteyip de bu yaşlı başlı adamın saçmalıklarını görürse ne yaparım bilmem. Ama ben hadi en azından kendi blogumda gürültü yapıyorum. Bugün öğlen saatlerinde balkonunda demlenmeye başlayan karşı apartman balkon komşumuzun mahremiyet tanımayan telefon konuşmalarını ne yapacağız bilmiyorum. Anlamıyorum ki arkadaş, her gün o kadar zam gelirken bu adam domates suyuna bu kadar parayı nereden buluyor.
Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir. Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir. Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

Yorumlar
Yorum Gönder