Bazen hani bir işe başlamak için vakit ayarlarsınız ama gerekli malzeme bir türlü gelmez gelmez ve en sonunda o kadar geç gelir ki sizin yetiştirmeniz gereken başka işlerle çakışır falan, işte bulaşık makinesinin bardak kısmının dolup taşıp da tabak kısmının bomboş kalması da aynen o kadar can sıkıcıdır. Tabii hiçbir şey dolaptan aldığın elmanın tam da çürüğünün içine löpçük diye parmağının girmesi kadar insanın canını sıkamaz. O zaman taktik belli, üç yumurta, tulum peyniri, incir ya da kayısı, üzerine de biraz bal, bir kapta iyice karıştır, müthiş lezzet, müthiş tokluk. Akşama kadar tutar bu seni. Ha, sen diyorsan ki, ben hem istediğimi yiyeyim hem de şişmanlamayayım, hatta bir de üstüne kilo vereyim, o zaman senin linkin burada: hem istediğim kadar yiyeyim hem de kilo vereyim hapı linki . Bana pek olacak iş değilmiş gibi geldi. Ama NASA'dan daha ileri olmak istiyorsak erkenden evlenip en az beş çocuk sahibi olmayı kendimize hedef belirlemeliyiz. Büyük resmi görmek mühim tabii....
Uykusuz günlerin güncesi