Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

AVAKODO ÇEKİRDEĞİ

Şunu söylemeye çalışıyorum yani, avakado çekirdeğinden ağaç çıkarmak nispeten kolaydır ama ağacın süs bitkisi karakterinden çıkıp meyve veren ağacı taşlarlar, o da ayrı. Yani başka bir deyişle şunu da ifade etmek gerekir ki toplumların karakterini belirleyen ana etken her şeyin illa ki en ucuzunu bulacağım diyenler kazığın asıl tillahını fark edemeyenlerdir. Üretim şart, sevgili dostum. Çünkü bir şey üretmezsen, hasbelkader kim gelir yaratmışsa onun kölesi olursun. Biat etmek genlerine kadar işler. Oysa o avakado bile bir buçuk metreye ulaştı da bak görüyor musun bugün ülkemiz bolluk içinde hamdolsun. Zam yapmaz ama fiyatları artırmaya devam edersen, kalite öyle bir zaman olur ki, Erkin Koray da ciddi ciddi arabesk yapmış be hacı.

aslında kaşık var ama bükülmüyor

Değerli ve kadim dostum Bomonti, Yazıma önce Foucault'un şu lafıyla başlayayım, ileride lazım olacak: “hapishanelerin, fabrikalara, okullara, kışlalara, hastanelere ve bütün bunların da hapishanelere benzemesi şaşırtıcı değil mi?” Şimdi şöyle bir durum var, kadim dostum, tam ekmeğe zam gelmediği ama kalitesinin giderek düştüğü üzerine tespitlerimi sıralamaya devam edeceğim sırada TRT'nin "Ekmeğe zam gelmedi ancak fiyatlar arttı" şeklindeki daha da müthiş tespiti üzerine bu konuda bana fazla laf düşmeyeceğine karar verdim. TRT o twiti çoktan silmiş ama neyse ki keps diye bir şey var. Oysa hatırlıyor musun sevgili dostum, yine böyle karlı bir gecede şömine başında sohbet ediyorduk. Hani sen elindeki markasını verirsem başıma bir şey geleceğinden korktuğum içkinden bir yudum almış, sonra bana "Lan yine mi kar? Doğal gaz ödemekten anam ağladı şerefsizim." demiştin. Evet sevgili dostum, yine kar. İnsanın, sahip olduğu meskenin piyasa fiyatı artı...

açık tenli çavdar ekmekleri

Mahallemize yeni açılan fırın çabuk bozdu, kadim dostum Baymarti. Bu fırını sadece evimize daha yakın olduğu için değil, hem sattığı ürünlerin kalitesi, hem de çalışanların güler yüzü için tercih ediyordum. Nicedir gülümseyen suratlarda bir azalma vardı ama bu en fazla iki dakika durduğum bir dükkan için belirli bir dereceye kadar göz ardı edebileceğim bir durum olduğu için ekmek alışverişini yapacak yeni bir fırın arayışı içinde değildim.  Ama öte yandan, çavdar ekmeklerinin hem renginde hem de tadında fark edilir bir bozulma olmaya başladı. Şimdi burada bir açıklama yapmam gerekiyor kadim dostum. Bildiğin üzere, ben Karatay Hoca'nın söylediklerinin taklitçisiyim. Bu minvalde de hatırı sayılır bir ilerleme kaydettim. Kazandığım mevzileri geri teslim etmemek adına da başta hamur işleri olmak üzere bilumum insulin artırıcı yiyecekten uzak duruyorum. Ancak, sırf ben ekmek yemiyorum diye evdeki herkesi de benim gibi hareket etmeye zorlayacak değilim. Yeri gelmişk...

2016'nın ilk tamamlanan hedefi

2016 yılı için koymuş olduğum hedeflerin ilkini tamamlamış olmanın haklı gururu içindeyim. Demek ki her şeyin başı azimmiş sevgili dostum Baymarti. Eposta hesabımdaki yıllardır birikmiş halde duran eposta yığınlarını silmek marifetiyle temizlemiş bulunmaktayım. Evet, yaptım ve başardım. Birtakım fatura vs. gibi ne olur ne olmaz diye tutmamın iyi olacağına karar verdiğim arşivlikler dışında kalan her şeyi sildim sevgili dostum Baymarti. 2016 yılının daha ilk yılının ilk yarısında bu hedefimi başarmış olmak bana gelecek için büyük umut veriyor. Demek ki neymiş, bir şeyi zorlayıp da benim sinirlerimi döndermeyin. Döndermekte inat ediyorsan da, sana uyuz olduğum için beni kınamayacaksın, anlaşıldı mı sayın bacım. İş yapmak öyle bir şey değil ama tabii sana ben öğretmeyeceğim. Bu yaşa gelmişsin öğrenememişsin, o zaman bana düşen uyuz olmaya devam etmektir. age of empires oynarken ben Yalnız diyorsan ki ben bunlarla ilgilenmiyorum, sokakta biri önümü keserse kendimi nasıl savunaca...

mavi fistan

Yolda yürürken ayakkabısının tekini kaybeden kızıl saçlı adamın marketten aldığı ucuz kahve kokusu kadar endişe veriyor bana dışarıda yağan gök gürültüsü. Her yer asfalt olmasaydı belki yağmur sonrası toprak kokusu diye şiir bile kasardım ama tıkanan kanalizasyon kokusu daha bir ağır basıyor bizim buralarda. Bazen. Bilemedim tabii, iniş takımları sağlammış abinin.

tam iş yapacağı sırada uykusu gelen adam

Değerli Üstadım, dünyaya bakış açımı değiştirmem gerektiğine dair verdiğin tavsiyeyi ciddiye alıyorum. O yüzden televizyonun yerini değiştirdim. Yeni yerinde biraz kafamı kaldırmak zorunda kaldığım için hafif bir boyun ağrısı yapıyor bende, ama her konuda olduğu gibi bu konuda da bir bildiğin vardır herhalde. Zamanla alışacağımı tahmin ediyorum. Hürmetler sunarım.

bilmezsem hayat bana güzel

Ne diyeyim bilemiyorum ki ey gönlüm, sen televizyonda çocuklar ölmesin diyen kadını ve onu programına çıkaran adamı terörist diye linç etmekle meşgulken, hatta yetmedi, terör propagandası yaptı diye yargılamaya hazırlanırken, asıl terörist kalktı senin dibinde bombayı patlatıverdi de şimdi anladın mı bari insanların ölmesinin ne kadar kötü bir şey olduğunu. Herkes bir şey istiyor benden. Ona yetiş, buna yetiş derken tükenip gidiyor ömrüm, hepsine eywallah da, canımı isteyene ne vermem gerekiyor onu bilemedim. En iyisi yayın yasağı getirmek olabilir. Gittiğin o ultra lüks lokantanın mutfağında döndürülen pislikleri görmeyince mis gibi yiyorsun ya o yemekleri, işte onun gibi bir şey bu da. Bilmezsem hayat bana güzel. Ama diyorsan ki yarın öbür gün milletçe geçirdiğimiz cinnetin bir ucu da bana dokunmadan kendimi savunmayı öğreneyim, al bakalım, belki buradaki kitap işine yarar. Ben almadım, okumadın yannız, sitede yazanların yalancısıyım.

erik sirkesi ve ceviz suyu

Allah'tan bizim oğlan "Baba ben tek başıma korkuyorum. Odada sen de yanımda dur." diye tutturdu da oturduğum yerde azıcık kestirmişim. Yoksa, tamam her zaman işkolik bir karakterim olduysa da, sevdiğim bir kitabı okumak için yaratabildiğim tek fırsatın insanın kendi biyolojisiyle yalnız kaldığı o özel an olmasında bir terslik var, Sevgili Dolar Kuru. Kokusu pek hoş değil. Pek öyle hafta sonu takıntım da yok aslında. Hafta içi de olabilir. Hatta istersen, resmi tatil gününü Cuma gününe çekerek batının bir oyununa daha son ver, sevgili Dolar Kuru. Ne fark eder? Ben o günlerden hiçbirini bir koltuğa gömülüp kahvemi içerken sevdiğim bir kitabı okuma günü ilan edemiyorsam eğer, tek sorumlusu işlerin ilk planladığımdan daha uzun sürmesine yol açan teknik aksaklıklar değildir herhalde. Yoksa ünlü Nasreddin Hoca'nın bir gün mahalle berberine söylediği gibi: Kahve bitti, yenisini almak lazım.

çıkmaz sokağa bakan adam

Çünkü küçük şeyler sevgili dostum, bize ne kadar yakınsa gözümüze o kadar büyük görünür. Ve de işte bu yüzden bir başkasının umurunda bile olmayan bir mevzu senin için çok önemli olabilir; ama sen bunu dillendirmekten çekinebilirsin. O küçük mevzulardan çok azı çorapla ıslak zemine basmak kadar evrensel olabilir; çok azı telaffuz edildiğinde neredeyse herkes tarafından empatiyle karşılaşır. Hem bak, ne demiş Dostoyevski, Kumarbaz adlı romanında : Para küçükse, sahibi patırtı çıkarmaktan utanarak tartışmayı sürdürmek istemez. Uzaklaşır oradan. Çıkmaz Sokağa Bakan Adam Oysa işte o küçük şeylerdir adamın asabını bozan. Kimseye söylemek istemezsin, çekinirsin, utanırsın belki; ama aymaz, aymaz olmaya devam eder; aldığı her nefes senin sinirlerini bozarken "İyi de ben ne yapmışım ki?" diye sorar. Hangisi aymazın tanımına daha çok uyar acaba, insanı çıldırtacak derecede yediği haltları gerçekten bilmiyor olması mı, yoksa bilip de karşına geçip aptala yatması mı? İş...

mutfakta pişi mi var

Yo, hayır, dostum, aklımı yiyecekle falan bozmuş değilim. Burnuma gelen pişi kokularının sebebi, mutfakta pişi pişiriliyor olmasıdır tamamen. Yani tamam, geçen gün burnuma mantıya dökülen soslu tereyağ kokusu geldiğinde evin içinde herhangi bir yerde fiziksel olarak mevcut değildi o sos ama 12 kilo verdiğimi söylemiş miydim? Şimdiye kadar bırak bu kadar kısa süreyi, herhangi bir sürede inebileceğimi düşündüğümden daha fazla Karataycı oldum çünkü. Ama bitirmem gereken işler var şimdi, çünkü standarttandır, kolay olmasını beklediğin işler hep arıza çıkartır ve sen hep azıcık geriden takip edersin azıcık. Şu kadarını söyleyeyim, o boğazını tutacaksın dostum. Yan etki olarak azıcık yemek kokusu yapıyor olabilir ama değer yani.

yaşam koçundan ünlü tavsiyeler

Sayın ATM'den para çekerken sıkışık metrobüste bile rahatsız olacağım kadar yaklaşan adam, az önce, sırf senden fazlasıyla kıllandığım için kartımın şifresini değiştirdim, bunu bil istedim. Kaplumbağa Elmo poz verirken Başka bir şekilde ifade edecek olursak, doktor bana mantıyı yasakladı, ondan oluyor tüm bunlar. Çünkü tamam, kabul ediyorum, düşüncelerimiz sözlere dönüşür, sözlerimiz eyleme dönüşür, eylemlerimiz alışkanlığa dönüşür, ve alışkanlıklarımız karakterimiz olur; ve işte sırf bu yüzden evrene gülücük göndermeliyiz - ama sen bunu bir de sabah kahvaltısını etmeye çalışırken evine bomba düştüğü içen ölen kadının çocuklarına söylesene delikanlı. Ama dedim ya, mantı yasak, brokoli serbest. Yer fıstığı da olabilir. Şimdi gitmem lazım Sevgili Elmo, çünkü Sayın ATM'den para çekerken sıkışık metrobüste bile rahatsız olacağım kadar yaklaşan adamın aklına düşmüş olabilecek bazı kötü fikirler önce söze ardından eyleme dönüşmeden önce yapmam gereken birtakım ödemeler ...

mantı kokusu

Sevgili Elmo, Dün gece yatmadan önce dişlerimi fırçalarken yaptığımız kısa sohbette, bu sabah çocuğu okula bıraktıktan sonra cep telefonumu arabada unuttuğumu ancak çocuğu okuldan alma saatinin yaklaştığı şu saatte fark etmiş olmamın, gelişmemizi istemeyen Güney Kore'nin bir oyunu olduğu konusunda hemfikir olduğumuzu görmek beni sevindirdi. Akabinde, iki hafta kadar önce aldığımız kaplumbağalardan birine Elmo adını koymuştuk zaten. Beni asıl Kuzey Kore kıllandırıyor biraz. Kapalı kutu herifler. Sonuçta ben, doların üç liraya vurduğu şu günlerde önlemimi almışım, bir kenara 20 dolarımı atmışım. Ne de olsa 10 kilo vermiş adamım. Gelir - gider grafiğimle kilo verme grafiğimin birbirine yakın emsalde olması sadece paralelcilerin suçudur. Yoksa içim rahat. Yalnız şimdi telefonu almaya korkuyorum. Yok, on bin tane telefon gelmiştir diye değil. Dışarıda lodos var da ondan. Diğerinin adını da Bay Saftirik koyduk. Telefonumu arabada unutmama sebep olan Güney Kore komplosu olmasay...

dağcı ile balerin

Bir gün bir balerin bir dağcıyla karşılaşmış. "Ey dağcı," demiş, "söyle bana," demiş, "nedir hayatın sırrı?" diye sormuş. Dağcı "Basit." demiş: Eğer alarmı kuruyorsan çaldığı zaman duyacaksın. Dağcının bilgeliğinden çok etkilenen balerin hemen gidip kendisine yumurta yapmaya başlamış. Öyleyse buradan bize çıkartılacak bir ders vardır, o da erken kalkanın erken kalkan tavuğun yumurtasını kapacağıdır. Yani Nasreddin Hoca'nın da bir gün demiş olma ihtimalinin olduğu gibi, eğer yumurta yiyecekseniz erken kalkmanız iyi olabilir ama yumurtaysanız deliğinizden geç çıkmanız ömrünüze ömür katabilir. Öyleyse, sevgili dost, her ne kadar sözleri biraz daha farklı bir şeyi anlatıyor olsa da klibiyle beni son derece etkilemiş olan bu sıradaki şarkı, çocukları ihtiyaç duyduğunda yanında olmayı beceremeyen ve sonuçta çocuklarının da kendisi gibi bok gibi herifler olmasına yol açan, ve bu acı gerçeğin sonuçlarını ancak çok uzun yıllar sonra gözlemlerken b...

yıkık kale

Müşteri arayıp da "Nerede kaldı işler?" dediği zaman "Ama ben 10 kilo verdim." diyemiyorsunuz. Deseniz bile "Windows 10'a geçsen bile umurumda değil." cevabını almanız işten bile değil, sevgili okuyucu. Heyhat, ben ikisini de yaptım sevgili günce. Müşterinin beklentisi bu değil. Ama yeni bilgisayarım güzel gerçekten. yıkık kale Hayır yani, "Sokakta birileri bana saldırırsa koca koca adamlarla nasıl dövüşebilirim?" diye tasalanıyorsan ama mahalle arasındaki karateci sana emniyetli bir yermiş gibi gelmiyorsa, bir de bu linki dene sevgili okuyucu. Belki işine yarayan bir şey çıkar.

havuç tedarikçisi

Cebime koyduğumdan emin olduğum parayı aslında almamış olduğumu fark ettiğim için iki çavdar ekmeğinin parasını kredi kartıyla ödemek zorunda kalıp da eve geldiğimde o parayı aynen de koyduğumu hatırladığım cebimde bulmamı nasıl açıklarsın sevgili dostum? Yakındaki marketin manav reyonunda havuç kalmadığı için uzaktaki marketin manav reyonuna gitmek zorunda kalmasaydım iyiydi tabii ama günlerdir kar yağıyor: havuç tedarikçisi gene iyi gelmiş. Ha bir de arabanın alarmının beyni bozulmuş diyorlar. Yarın değiştireceğim ama hemen heves eden hırsızlar için söyleyeyim, bozuk kısmı kapıları açan kısmı; öten kısmında sorun yok. Bu arada ekmekler benim için değil. Ben rejimdeyim.

mücbir sebep

İnsanın bir şeyi yapmak istediği sıradaki şartların müsait olmaması sebebiyle o işi yapamaması, ve akabinde şartların müsaitleşmesine rağmen canının artık o işi yapmak istememesi durumuna biz mazeret diyoruz sevgili günce. Ama bak, bunca zaman ben de boş durmadım, kilo verdim. Bildiğin verdim yani, 10 kilo birden. Nedir bu işi sırrı diye soranlara, çok meşgulüm demeyeceğim ve elbette ki anlatacağım, çünkü zaten öyle çok gizli bir sır falan da değil. Amma velakin hemen şunu söyleyeyim, yemek yememekle çok yakından alakası var. Maalesef, başka türlüsü olamıyor. Bakınız grafik aşağıda: Gözle görüleceği üzere, Temmuz ayından itibaren kayda değer bir düşüş var. İşin doğrusu, bu sürecin bir kısmı Ramazan'a denk gelmenin verdiği inişti yanılmıyorsam ve yine işin doğrusu, Ramazan ayında beynimi o disipline hazırlamasaydım devamı zor gelirdi herhalde. Ama merak edenlere söyleyeyim, bu işin formülü Karatay Hoca'da. Bazı ufak tefek ayrıntıları ilerideki ...