Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

defter

Nasıl olsa kimse okumuyor diye burada kafama göre saçmalıyorum ama yarın öbür gün bizim oğlan babasının internette neler yazdığına bakmak isteyip de bu yaşlı başlı adamın saçmalıklarını görürse ne yaparım bilmem. Ama ben hadi en azından kendi blogumda gürültü yapıyorum. Bugün öğlen saatlerinde balkonunda demlenmeye başlayan karşı apartman balkon komşumuzun mahremiyet tanımayan telefon konuşmalarını ne yapacağız bilmiyorum. Anlamıyorum ki arkadaş, her gün o kadar zam gelirken bu adam domates suyuna bu kadar parayı nereden buluyor.

televizyon

 Ne kadar acayip lan aslında, sadece televizyonun sana söylediklerini dinleyip sonra bir de her şeyi anlamış, her şeyi çözmüş büyük resimci gibi poz kesmek. Her şeyi bilmiş bilmiş konuşmak bu kadar iticiyken bir de bildiğini zannettiğin şeylerin hiçbirini bilmiyor olmak ve de olmazsa olmaz, laf anlamamak, anlatmaya çalışanları bezdirmek.  Basit bir formül var tabii, üçüncü kişilerin duymasını istemediğin bir şeyi ikinci kişiye de söylemeyeceksin ama bunun konumuzla bir alakası yok. Ya da çok var, bilemedim.

otobüs

"Eğer çok kasarsam yarın bitiririm." dediğin işin teslim tarihini üç gün geçirmişsen orada bir sorun vardır sevgili Mor Koala. Otobüse bin git sen en iyisi. Gittiğin yerde balık falan tutarsın. Birileri öğretmiştir illa ki balık tutmayı diye düşünüyorum. Netekim, hani olmaz da, bu saatten sonra değil Metallica, Manowar bile gelse o bilete para yetişmez. Küçükken dinlerdim, severdim de aslında Manowar. Artık pek sevmiyorum. Offspring de dinlerdim çok, hâlâ dinliyorum. Demek ki bazı şeyler eskise bile güzel kalabiliyormuş, tıpkı eski bir otobüs gibi. Yok, öyle çok derinlikli laf etmeye falan çalışmıyorum. Offspring güzel gruptur. Eski otobüsleri de severim, daha bir havalı göründükleri için. 

uçkur ipi

 hani böyle eşofmanın ya da belki şortun, ya da böyle ne bileyim mayo şortun belindeki ip çıkar ya, hah işte, yapay zeka madem her şeyi yapacakmış, her işi elimizden alacakmış, bundan başlasın. ortalık bir gün yerine takılmayı bekleyen uçkur ipinden geçilmez oldu.   tabii teknolojik gelişme bu, yerinde durur mu, artık o kalın kalın kitapları bile sizin yerinize yazmaya başladı. teknoloji geliştiren nerd tipler önce işi teknoloji geliştirmek olmayan diğer nerd tipleri vurdu. Ama yine de hakkını da yememiş olayım, her ne kadar o ilk albümlerindeki tadı alamıyor olsam da Metallica hâlâ iyi müzik yapıyor. Kim bilir, belki de sorun Metallica'da değil de müziğin bana 15 yaşımdayken verdiği heyecanı yine vereceğini zanneden bendedir.

murphy

 çünkü bir şey gidecekse demiş ya Murphy denen kim olduğu meçhul adam, Tevfik Fikret de yalnız başına gittiği yollarda bir ayak izi görünce sevinmiş yalnız değilim diye, ve devam etmiş ya Murphy, o şey illa ki ters gider diye, Tevfik Fikret de o ayak izlerinin aslında kendisine ait olduğunu anlamış zaten. Geçerdim basıp birtakım izlere; Eğildim biraz dikkat ettim yere! O izler benim, hep benim izlerimdi.

Boşalmamış Bulaşık Makinesine Ağıt

 Böyle ağırlık çökmesi mi desem, atamadığım bir yorgunluk mu desem, yok yani, o kadar uğraşıp didiniyorum da bazılarının bir öğün için kolayca gözden çıkarabileceği parayı belki de şekerim falan çıkmıştır ama o bulaşık makinesini kim boşaltacak şimdi diye düşünür gibi bakıyorum biriken işlere. Bu arada insanlara afet anında karşılıksız yardım etmesi için kurulmuş kurumun bizim paralarımızla yaptırdığı çadırları bizim para bağışladığımız kurumlara satan adamın oğlunun arabasının tekerleğini alamam ben bu arada. Deprem bölgesindekilerin de hâlâ kahvaltılık ihtiyacı varmış, çünkü küçük bir Avrupa ülkesinin bütçesi kadar para toplanmıştı diye hatırlıyorum. Yok yani, hiç değilse bir simit dağıtsınlar diyeceğim de simit kaç para haberin var mı senin?

pi

Ssırf hafızam çalışsın diye pi sayısının ilk 10 hanesini ezberledim ama onu da yanlış ezberledim sanırım. Eve hoş koku versin diye aldığım nane yağının ucuzuna kaçınca doğru düzgün koku vermemesi, artık iyisine param yetmiyor diye ucuzundan aldığım kahvenin tadının bile olmaması gibi bir şey bu. Aslında uyumak isteyip de iş güç aklına gelince uykusu kaçmak gibi bir şey. Ve bir de hayatım boyunca biriktirdiğim paranın, başına geçtiği yardım kurumunun tüm iştiraklerinden kendine maaş bağlatan adamın aylık kazancına bile erişememesi gibi bir durum var. Bırakın adamın maaşına yetişmeyi, ben o adamın çocuğunun arabasının tekerleğini bile alamam. E tabii, sonuçta liyakat önemli. Adamın ticari zekası var tabii. Milletin parasıyla yaptırılan çadırları, milletin başka bir yardım derneğine gönderdiği paralar karşılığında satmış adam. Öyle herkes yapamaz bunu. Liyakat önemli demiş miydim?

walk

 Bazen hasta olursunuz, bazem canınız bir iş yapmak istemez ama o işi yapsanız da başka iş aksar falan ama belki de o zaman en iyisi yürüyüp gitmektir diye bir şarkı bile yapmış adamlar. 

hastane randevusu

bütün hayatını kendini hiçbir şey için zorlamadan geçiren, sağlığıyla ilgili uyarıları dinlemeyen yaşlı adam sonra birden mevsimler falan geçiyor da bir bakıyorsun bir sabah her şeyin yerle bir olduğu şehirler olduğunu öğreniyorsun ve burası gerçekten çokomelli olabilir ama olmayabilir de çünkü sonuçta ben yine uykusuzum ve o işlerin de hangisini yapsan öteki gecikiyor. sonra yaşlı adam ahlayıp oflamaaya başlıyor, ben hastaneye götürün diye. çünkü hayatı boyunca yanlış yaptığı her şeyin bedelini birinin ödemesi lazım ama o birisi hiçbir zaman kendisi olmuyor nedense.

sel

Doğalgaz faturasının bu ay asgari ücretin 10'da biri kadar değil de 12'de biri kadar gelmesine sevinmek, peynirin kilo fiyatıyla etin kilo fiyatının başa baş yarışını endişeyle takip etmek, iyi kahvenin artık alamayacağım kadar pahalı olmasını kabullenmek, ya da işte ne kadar çalışırsam çalışayım kredi kartı ekstresinde yazan meblağı yakalayamadığım gibi sıradan beyaz yakalı dertlerimi utanç içinde yerin dibine gömen bir felaket yaşadık. Pahalı mahalı, yine de başımı sokabileceğim sıcak bir yuvamın olmasının aslında ne büyük bir lüks olduğunu hatırlatan kocaman bir yıkım.  Ve ben hâlâ kendi küçük dünyevi dertlerimle boğuşmanın milyonlarca insanın hayatının birkaç dakika içinde yok olmuş olmasına karşı bir haksızlık olacağını düşünürken, birilerinin çıkıp bu yıkım karşısında en az depremin kendisi gibi yıkıcı sonuçlar doğuran beceriksiz yönetimi savunabilmesi için nasıl bir mideye sahip olmak gerekir?  Deprem felaketinden kurtulmayı başarmış inanları sel felaketinde kaybetmek, ...

dünyanın bütün domates suları

 Dünyanın bütün domates suları bir araya gelse bile kapatılamayacak kadar büyük bir kandırmacanın sonuna geldik. Ya da gelmiş olmalıyız herhalde; ve herhalde beynini küçük çıkarlarla değiş tokuş eden mutlu azınlık dışında hiç kimse artık bu yalanlara kanmıyordur.  Çünkü bize koca bir hayal sattılar. O hayallere inanan inandı, inanmayan dermanı domates sularında aradı. Ama sonunda bize sattıkları yalanlar ortaya çıktı. O binalar başımıza yıkıldı. İnsanlar yardım bekleye bekleye ölürken kimse gelmedi. Çünkü gelmesi gerekenler ücretsiz dağıtması gereken çadırları satmakla meşguldü.