Böyle ağırlık çökmesi mi desem, atamadığım bir yorgunluk mu desem, yok yani, o kadar uğraşıp didiniyorum da bazılarının bir öğün için kolayca gözden çıkarabileceği parayı belki de şekerim falan çıkmıştır ama o bulaşık makinesini kim boşaltacak şimdi diye düşünür gibi bakıyorum biriken işlere. Bu arada insanlara afet anında karşılıksız yardım etmesi için kurulmuş kurumun bizim paralarımızla yaptırdığı çadırları bizim para bağışladığımız kurumlara satan adamın oğlunun arabasının tekerleğini alamam ben bu arada. Deprem bölgesindekilerin de hâlâ kahvaltılık ihtiyacı varmış, çünkü küçük bir Avrupa ülkesinin bütçesi kadar para toplanmıştı diye hatırlıyorum. Yok yani, hiç değilse bir simit dağıtsınlar diyeceğim de simit kaç para haberin var mı senin?
Uykusuz günlerin güncesi