Bir kilo filtre kahve 100 TL'yle yaptığı yarışı yarım baş farkla geçmemiş olsaydı, alır fincanımı tam da bizim kat hizasına erişmiş olan karşıdaki inşaatı seyrederdim belki ama onun yerine iş yapmaya çalışırken hiç bitmeyen çekiç sesleriyle idare edeceğiz artık. Öte yandan, bizim sokakta yeni yapılan neredeyse hiçbir apartmanın altına dükkan yapılmaması tesadüf değil. Tıpkı, apartman altına yapılan dükkanların genelde boş kalması, boş kalmayanlarınsa sık sık el değiştirmesinin tesadüf olmaması gibi. Yıllar önce otobüsle giderken, müteahhitlerin arsası için yarıştığı izlenimini bırakmak isteyen bir teyzenin, en az bilmem kaç daire ve altta da dükkan vermezse hiçbir müteahhitle anlaşmayacağını ballandıra ballandıra anlatmasına kulak misafiri olduğumu hatırlıyorum. O teyze o arsayı ne yaptı, hatta teyze hayatta mıdır değil midir bilmem ama bugün olsa, apartman altına dükkan yaptırmak yerine yerin dibine iki kat daha inmenin daha kârlı sayılacağını düşünüyor olacağını tahmin etmek...
Uykusuz günlerin güncesi