Sevgili Sikkofield, Adına arada sırada Twitter'da ve Ekşi'de denk gelsem de, yazdıklarını okumuşluğum yoktu. Sonra derken 16 Temmuz'da yazdığın, 15 Temmuz 2016 Darbeciği başlıklı yazını okudum. Bu aralar pek revaçta olan bir yazıydı, herkes bir şekilde referans veriyordu, kervana ben de katılayım dedim. Yazdıkların hakkında tam olarak ne hissettiğimi ifade etmeye çalışacağım blogdaş, ama becerebileceğimden çok emin değilim. Senin bu yazıyı fark etmeni beklemiyorum tabii, ya da tesadüfen fark etsen de ne kadar takarsın belli değil, ama ben yine de yazayım. Çünkü aslında senin için değil, kendim için yazıyorum tüm bunları. Yazdıklarını çok da mantıksız bulmuyorum, sevgili Sikkofield. Ya da imkansız bulmuyorum. Şöyle diyelim, sen noktaları görüyorsun, o noktaların arasını çizerek bir şekil ortaya koyuyorsun. Başka biri seninle tamamen aynı noktaları görse bile, o noktaların arasını bambaşka bir şekilde çizerek bambaşka bir şekil ortaya koyabilir: Dünyaya kendi hedefleri...
Uykusuz günlerin güncesi