Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

elektrik kesintisinin avantajları ve dezavantajları

Bugünün şartlarından bakınca çağlar öncesinden kalmış gibi görünse de aslında çok da eskilere dayanmayan bir geçmişten gelen en büyük hayali hafta sonu ayaklarını uzatıp gazetesini okumak olan Bay Çevirmen, hızına yetişmekte zorlandığı teslim tarihleri dolayısıyla bu hayalinin asla gerçekleşemeyeceğini fark ettiğinde, gazetelerin toplumdaki işlevi çoktan değerini kaybetmişti bile. Öte yandan, değeri her ne kadar her geçen gün biraz daha düşer görünse de konvansiyonel kitap okuma faaliyeti halen geçerliliğini koruyan bir vakti güzel geçirme adeti olduğu için, hayalini bu yöne kaydırdı. Yapabileceğinden değil ya, hayal işte. Bu arada bir parantez açıp gözden düşmeye başlayanın, insanların bilgi edinme ve kurgusal hikaye ihtiyaçlarını karşılama yöntemlerinin hızla değiştiği dijital çağın bir getirisi olarak konvansiyonel kitap okuma faaliyeti olduğunu, ve her ne kadar cehalete övgü günlerinde olsak da okuma faaliyetinin değerinin eskiden olduğu kadar yüksek olduğunu vurgulamamız gerekir...

göbeğim küçük bir şey değildir

Hayatta küçük şeylerden keyif almak lazım. Misal, öğretmenimizin 23 Nisan kutlamaları kapsamında bütün okula jest olsun diye dağıtmak maksadıyla velilerden yapmasını rica ettiği un kurabiyelerini koyduğumuz poşeti bağlamak için kullanacağımız beyaz puantiyeli kırmızı kurdeleyi baktığımız sekizinci tuhafiyecide bulmak, şunun şurasında birkaç yıl öncesine kadar unutturulmak ve bu ülkenin gördüğü belki de en büyük hainin peşine takılanlar tarafından uydurulan bir yarışmayla değiştirilmek istenen 23 Nisan Çocuk Bayramı ve onun ayrılmaz parçası Çocuk Şenlikleri 'nin tekrar eski güzelliğine, eski neşesine kavuştuğunu göstermesi açısından benim için keyif alınacak bir şeydir. Öte yandan göbeğim hiç de küçük bir şey değildir ve hiç de keyif vermemektedir doğrusu.

street fighter'daki rus dövüşçü

Birkaç gün sonra altı yaşına basacak olan oğlum bugün, her ne kadar annesinden de biraz yardım almış olsa da mozaik pasta yaptı. Mozaik pastayla ilk defa tam olarak ne zaman tanıştığımdan çok emin olmasam da, benden sadece birkaç yaş büyük olan teyzemin ilkokula, hadi bilemedin, çok düşük ihtimal ama ortaokula giderken yaptığı mozaik pastayı şaşkınlıkla seyrettiğimi hatırlıyorum. Çünkü o zaman, yapması ne kadar basit olursa olsun bir çocuğun bir pastayı tek başına ve başarılı bir şekilde yapabilmesi bana çok ilginç gelmişti. Aradan bir nesil geçtikten sonra benim oğlumun, benim mozaik pasta diye bir şeyin olduğunu ilk defa fark ettiğimi hatırladığım yaşlarda bizzat mozaik pasta yapmış olması, üstelik de gayet lezzetli bir sonuç elde etmesi beni gururlandırdı tabii ki. Aynı çocukluk dönemlerimden kalan en güzel lezzetlerden biriyse Rus salatasıydı. Bir dönem süpermarket adını alsa da sonradan yaygın olarak market adıyla anılacak olan bakkal irilerinin henüz yaygınlaşmadığı o dönemde, ...

otomatik kalemlerdeki büyük oyunu gören çevirmen

Sular idaresinin sayacı değiştirdiği günden itibaren suyu her açtığımızda duvarın içinden gelen inşaat seslerini saymazsak, içimdeki çalışma şevkini tatmin etmek maksadıyla sabah erkenden bilgisayar başıma geçtiğimde boğuşmak zorunda kaldığım yavaş internetten daha can sıkıcı bir şey varsa eğer, o da sabah oğlanı okula götürmek için evden çıktığımda caddenin orta yerinde gördüğüm bağırsakları arkadan iz yapan fare ölüsüdür herhalde. Eve geldikten sonra, kafamdan atmakta zorlandığım görüntünün etkisinden bir nebze kurtulup da sabah kahvemi içince, kafamın biraz yerine gelmesiyle bazı taşlar yerine oturdu. Bu arada dikkatinizi çekmek isterim, vücudumda kafein birikmesini engellemek ve kahve içtiğimde hissetmeyi umduğum etkiyi layıkıyla hissetmek için bir gün kahve içiyorsam iki gün içmiyorum. Otomatik kalemlerin ucu bitmeyeyazdığında, en sonda kullanılamayan ve atılması gereken bir parça kalıyor. Bu büyük israfın batının bize bir oyunu olduğundan şüphem yok. Herkesi batının bu oyunun...

kaplumbağanın son darbesi

İçimdeki yaşlı adam ve içimdeki çalışma arzusu karşılıklı oturmuş kahvelerini höpürdetirken benim de onlara eşlik etme vaktimin geldiğini düşündüğüm için, sabah erkenden kalkıp bilgisayarımı açmadan hemen evvel, sağlıklı bir insanın her gün en az bir kere, hatta bazı insanların günde birkaç yere yaptıkları halde ayrıntıları vermenin yine de nahoş sayılacağı biyolojik çağrıya cevap vermek maksadıyla tam kitabımı almışken elektrikler tekrar kesildi. Lego adam yiyen Lego kaplumbağa Bitişik nizam yapılmış apartmanların kaçınılmaz çilesi olarak elektrikler kesildiği anda karanlığa gömülen biyolojik çağrı odası hadi neyse de, filtre kahve makinesinin elektriksiz çalışmaması kötü oldu. İşlerin yetişmemesini saymıyorum bile çünkü işler zaten hiç yetişmez; ve de işte tüm bunlar kaplumbağanın intikamından başka bir şey değil.

kaplumbağanın intikamı

İçimdeki yaşlı adam az şekerli bol köpüklü Türk kahvesinden bir yudum höpürdettikten sonra fincanını ağır ağır yerine bıraktı. Sonra, ağzındaki kahvenin hazzını yeteri kadar aldığı kanaatiyle yutkundu; ve bana olanlar hakkındaki kanaatini bildirdi: Bunların hepsi kaplumbağanın işi. Tam da evdeki bilumum cep telefonu ve tableti genel alışkanlıklarımızın tersine geceden şarja bırakmayı unuttuğumuz o günün sabahında erkenden kalkıp, oğlan da henüz uyanmamışken içimdeki hemen işe güce sarılma aşkıyla bilgisayarımın başına geçtiğimde, banyoda elimi yüzümü yıkamamla -ve de tabii elimi yüzümü yıkamadan az evvel de ayrıntılarını herkese açık bir blogda vermenin nahoş kaçacağı birtakım kişisel faaliyetlerde bulunmamla- bilgisayarımın başına geçmem arasında geçen on saniyeden az süre içinde elektriklerin kesildiğini gördüm. Kesin olmamakla birlikte, evimiz yeteri kadar küçük olduğu için aradan geçen saniyenin beş saniye civarında olduğunu söylemek zihinlerinizde daha gerçekçi bir intiba uyandı...

park yeri sorunu üzerine daha da derin olmayan düşünceler

Geçen gün benzincide benzini hep 50 liralık değil de 100 liralık almam gerektiğini fark ettiğimde, bizi kıskanan batının büyük oyununu da fark ettim. Bu batı bize önce arabaları satıyor, sonra da o arabaların çalışması için gereken benzini satıyor. Batının bize oynadığı bu oyunun detaylarına birazdan gelecek olsam da, öncelikle bir çözüm önerisi olarak, sıkışık bir trafikte herhangi bir A noktasından herhangi bir B noktasına arabayla gitme hızıyla at üstünde gitme hızı arasında kayda değer bir fark olmadığını da göz önünde bulundurarak, tekrar atalarımız gibi ata binmeye başlamamız seçeneğini düşünmenizi isterim. Tabii batının bunu da önceden ön görüp bize samanı da kendisinin sattığını düşünürsek, nasıl bir oyunun içine düştüğümüzü daha iyi anlarız (kendime not: batının oyununu bozmak için saman yetiştirme yöntemleri araştırılacak) . Şimdi bakın, ben, evden çalışan ve dolasıyla çalışma saatlerimi kısmen de olsa ayarlayabilen bir vatandaş olarak, bir yerden bir yere gitmem gerekti...

park yeri sorunu üzerine derin olmayan düşünceler

Öncelikle fırına giderken arabasının lastiğini değiştirmekte olup da ben fırından dönerken işini çoktan bitirmiş, bir de üstüne sigarasını yakmış adamın hakkını vermek gerekirse, ben aynı süre zarfında daha krikonun nasıl çalıştığını bile keşfedememiş olurdum; o da tabii krikoyu bagajda bulabilmişsem. Gerçi burada sorulması gereken asıl soru, Karatay'ın söylediklerine hak vermiş biri olarak neden fırına gittiğimdir ki en kestirme cevabı evde misafir olması olsa da, bunun, hanımın evde sağlıklı ekmek yapma hevesiyle başlayan ve akabinde kontrolü kaybetmeme sebep olan ekmek yemeğe başlama süreciyle ilgili olduğunu itiraf etmek durumundayım. Halbuki bugün biliyoruz ki unlu mamüller bizim dostumuz değildir ve de daha önemlisi bir kereden bir şey olur. İşte tam da bu noktada, düşünmeden edemedim. Hadi cep telefonunu arabada unutup durmak neyse de, arabayı gece gece hangi ara sokağa park ettiğimi (çok kısa bir anlığına da olsa) unutmak nedir? Herhalde daha çok yumurta yemem için bir ...

evden çalışmanın dayanılmaz sakinliği

Kıyaslandığında evden çalışmanın pek çok açıdan dezavantajlı olduğu durum olsa da, şu İstanbul trafiği denen şeye maruz kalmamak hepsine değer gibi geliyor. Bir insan, kuş bakışı haritada taş çatlasın 20 km. mesafedeki bir işi halletmek için sabahın sekiz buçuğunda yola düşüp de öğlen on ikide eve gelebilir mi? Üstelik halletmesi gereken iş hepi topu 20 dakika falan sürmüşse? Benzini hep 50 liralık alan bir insan olarak bunun cebime olan maliyeti ayrı, kaybettiğim zaman içinde bitirmem gereken işlerden geri kaldığım için mahrum olduğum potansiyel gelir ayrı bir zarar oldu benim için; ama tabii bir de işin yönünden bakacak olursak, bu süre zarfında, zamanında akıl edip de bir köşeye koyduğum yirmi doların Türk lirası karşısındaki değer artışından elde ettiğim kâr, aynı süre zarfında durmaksızın çeviri yapsam kazanacağım paradan daha fazla. Yalnız dur bir dakika, aklım karıştı, bu iyi bir şey mi oluyor şimdi?

2018 yılının en iyi yatırım araçları

Sırf arama sonuçları sıralamasında üst basamaklarda görünme umuduyla, alt tarafı bir cümlelik bilgi için aynı şeyi tekrar tekrar yazarak okuyucunun sabrını sınayan çakal içerik üreticilerden biriymiş gibi görünmemek için o diğerlerinin en sona sakladığı süper bilgiyi en baştan vermek gerekirse, 2018 yılı için en iyi yatırım aracı olsa olsa peynirdir . İnanmıyorsanız gidin bir markete bakın. Fiyatı en çok artan ürünler arasında mı değil mi kendiniz karar verin.  Tabii şunu da belirtmem gerekir ki bu bir yatırım tavsiyesi değildir. İyice morarmış ve çökmüş göz altlarıma eşlik eden ağarmaya başlamış sakallarımın verdiği yaşlı ve bilge adam tandanslı görünümüme binaen şunu da belirtmem gerekir ki: yiyecek kutusunun kapağıyla yiyecek arasında bir ilişki olduğunu çözen fakat yiyecek kutusunun kapağına odaklanmaktan suya çoktan girmiş yiyecekleri göremeyen kaplumbağanın dünyayı yönetmesine imkan olmaması bir yana, şimdiye kadar kaplumbağaların böyle bir iddia taşıdığına dair en küçü...

neden kaplumbağalar dünyanın hakimi değil

Son günlerde aldığım kilolar yaptığım sporun verimli olduğuna delalet ediyor. Demek ki yağlarım eriyip eriyip kas oluyor. Tabii keşke o kahveyi masaya dökmeseydim ama dökülen kahvenin ardından ağlamamak gerekir. Dökülen kahveyi o kahve bilgisayara erişmeden silmek daha efektif bir yaklaşım olacaktır.  Neyse ki mahallemizin butik marketinden aldığım devasa kağıt havlu imdamıma yetişti. Öte yandan, her ne kadar yumurta, insanın zihinsel faaliyetlerine çok faydası olan bir nörotransmitter olan " asetilkolin" in yapıtaşı olan kolin deposu olsa da, yumurtanın prostata sebep olması gibi bir durum sebebiyle belki de en iyisi bol bol brokoli yemektir. Yok, yok, göbek çevremde fark edilir bir mezurasal daralmanın olmaması yağlarımın kaslara dönüşmediği anlamına gelmez. Olsa olsa şişkinliktir o. Bir de, ıspanağı çiğ yemek lazımmış diyor uzmanlar.

hadi uykusuzluk sorun değil de, fena halde bezdim de bu işi yaparken

Öncelikle şunu çok açıkça ifade etmem gerekirse, o ilk slime yapma videosunu kim çektiyse, ilk taşı onun kafasında kırmak istiyorum. Arkadaşım bu nasıl bir şeymiş böyle? Bir tarafından bakınca sümüğe, diğer tarafından bakınca kusmuğa benziyor ama kırtasiyeler bu acayip şeye, bu acayip şeyin yapılması için gereken maddelere koca bir raf ayırmış. Hayır iyi yanından bakayım diyorum, en iyi haliyle bile uzaydan dünyamızı istila etmeye gelmiş yaratıklara benziyor bu meret. 80'li yıllarda böyle şeylerin korku filmi yapılırdı, videocudan kasetlerini alır alır izlerdik. Yeni nesil çok bozdu gerçekten.  Yeni nesil demişken, şunun şurasında üç buçuk saat sonra oğlanı okula bırakmam lazım. Hadi uykum falan tamamen kaçtı, ona bir şey demiyorum, yap yap bitmiyor bu iş, onu nasıl şapıcaz bilemiyorum.

cep telefonunu mütemadiyen arabada unutan çevirmen

Tamam, hadi kabullendik, o cep telefonu on seferin sekiz seferinde, hadi bilemedin yedi seferinde o arabada unutuluyor ve telefon lazım olup da akla geldiğinde bin bir küfürle aşağı iniliyor eyvallah da, arabadan cep telefonunu almaya giderken arabanın anahtarını evde unutmak eyim kafasını yaşamaktır sayın çevirmen? İşse iş, yoğunluksa yoğunluk, hastalıksa hastalık, daha mühimi de o merdivenleri in - çık sağlıksa sağlık, iyi, peki, güzel, harikulade ve da hatta fevkaladenin fevkinde de, fazla yumurta yemek erkeklerde prostata sebep olabiliyormuş, onu ne yapacağız? Netekim, bakın burası çok mühim, asetilkolin  diye çok önemli bir nörotransmitter bir  şey varmış, hafızaya falan çok faydası varmış ve de üstelik bunun yapıtaşı olan kolin en çok yumurtada varmış. Yani ya o cep telefonunu almak için o merdivenleri habire inip çıkacağız ya da prostat olacağız gibi bir sonuç çıkıyor. Ha tabii brüksel lahanasında da bol bol varmış, isteyen yiyebilir, isteyen de brokoli yiyebilir çünkü ...