Genç kız kahvesinden bir yudum içtikten sonra kendisiyle ciddi düşündüğünü yakın zamanda açıklamasını beklediği delikanlıya samimi bir merakla sordu.
İşini seviyor musun peki?
Delikanlı bu sefer hazırlıklıydı. Ciddi düşündüğünü açıklamaya niyetlendiği bir önceki kız da kendisine aynı soruyu sorduğunda bir şeyler eveleyip gevelemişti ama verdiği cevap kızı pek tatmin etmemiş olacak ki görüşmeleri ciddi düşünme evresine ulaşamadan kesilmişti.
Delikanlı da hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da babasına danışmış, onun fikrini almıştı. O yüzden, bu sorunun cevabını biliyordu. Aslında rahat bir koltuk olsa da, kendisinden önce Allah bilir kimlerin kimlerin oturduğunu bilemediği için pek de rahat edemediği koltukta hafifçe doğruldu, önündeki pahalı kahveden bir yudum aldı. Bu tadı sevmişti; hatta bir daha içmek isterdi ama kahvenin adını öğrenememişti. Kız sipariş verdikten sonra "Bana da aynısından." demişti sadece.
Delikanlı kendinden emin bir şekilde gülümsedi ve babasından aldığı cevabı yapıştırdı:
Şu taharet musluğunu iyi sık. Sonra bütün gün sızıyor. Hayvan gibi su faturası geldi.
Yorumlar
Yorum Gönder