Ana içeriğe atla

sel

Doğalgaz faturasının bu ay asgari ücretin 10'da biri kadar değil de 12'de biri kadar gelmesine sevinmek, peynirin kilo fiyatıyla etin kilo fiyatının başa baş yarışını endişeyle takip etmek, iyi kahvenin artık alamayacağım kadar pahalı olmasını kabullenmek, ya da işte ne kadar çalışırsam çalışayım kredi kartı ekstresinde yazan meblağı yakalayamadığım gibi sıradan beyaz yakalı dertlerimi utanç içinde yerin dibine gömen bir felaket yaşadık.

Pahalı mahalı, yine de başımı sokabileceğim sıcak bir yuvamın olmasının aslında ne büyük bir lüks olduğunu hatırlatan kocaman bir yıkım. 

Ve ben hâlâ kendi küçük dünyevi dertlerimle boğuşmanın milyonlarca insanın hayatının birkaç dakika içinde yok olmuş olmasına karşı bir haksızlık olacağını düşünürken, birilerinin çıkıp bu yıkım karşısında en az depremin kendisi gibi yıkıcı sonuçlar doğuran beceriksiz yönetimi savunabilmesi için nasıl bir mideye sahip olmak gerekir? 

Deprem felaketinden kurtulmayı başarmış inanları sel felaketinde kaybetmek, "Evet insanlar öldü ama toprak da suya kavuştu." diyebilecek kadar akıldan ve vicdandan yoksun laflar edebilen insanların yöneticiliğine tapınmak için nasıl bir dünyada yaşamak gerekir? 




 


 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...