TOLSTOY'un romanlarından birinde atıf yapılan bir şiirde "Hiç kimse halinden memnun değil ama herkes kendi aklından çok memnun." deniyor ya hani, bazılarının herkesin aklına gelebilecek çok basit bir şey sadece kendilerinin aklına gelmiş de hiç kimse bu kadar sıradan bir şeyi düşünememiş gibi davranmasına şaşırıyorum en çok. Bir de sanki grubun en akıllısı gibi apartman grubunda tavsiye verip sonra da "Ben sonra uyarmıştım, derim." diyor ya, anlamıyorum kardeş, bu kadar özgüven nereden geliyor anlamıyorum. Ha, bu arada yapay zeka aklımızın yerine geçmek üzere, o ayrı mesele.
Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir. Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir. Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

Yorumlar
Yorum Gönder