Önceki gece ancak sabaha karşı beşte yatacak fırsat bulduğum halde saat sekize on kala mecburen uyanıp oğlanı okula götürmek durumunda kalmasaydım bütün günü abandığım onca kahveye rağmen yarı uykulu yarı kendine gelme boğuşması içinde iş yetiştirmeye çalışmakla geçirmeyecek; dolayısıyla eşim akşam arayıp bu soğuk havada normalde yapmayı tercih ettiği gibi yürüyemeyeceğini söyleyerek onu almamı istediğinde, kapatır kapatmaz o beyin sisinin ardında bir köşeye koyuverdiğim telefonumu sokak kıyafetlerimi giydikten sonra bulabilmek için her ne kadar nicelikte az gibi görünse de dışarıdaki trafiğe güzelce olgunlaşma fırsatı sağladığı göz önüne alınırsa nitelikte son derece mühim olduğu fark edilen o birkaç dakikayı harcamamış olacaktım.
Uykusuz günlerin güncesi

Yorumlar
Yorum Gönder