Ana içeriğe atla

eşiğinde mermer görünümlü sünger olan ev

Microsft sana bir çift lafım var.


Ve laflarımın eşiğinde mermer görünümlü sünger olan evle yakından ilgisi var. Zira sana bu kadar laf hazırlamama vesile olan mevzu orada gerçekleşti.


Dijital dünyada mutlak hakimiyetini ilan etmene şu kadarcık kalmışken üstünlüğü kaptırıverdiğin rakibin olarak gördüğüm Google, bir android cep telefonu kullanıcısının evde mi, iş yerinde mi yoksa başka bir yerde mi olduğunu çok rahat anlayabiliyor. Senden özel hayatımıza bu kadar girmeni istemiyorum elbette, hatta bu kadar özele hiç girmemen tabii ki tercihimdir; ama zorunlu güncelleme politikasının arkasındaki aşırı otoriter zihniyetli geri zekalı kimse, bilgisayarın bu güncellemeyi dayatmadan önce nasıl bir bağlantısı olduğunu kontrol etsin, Antony Quinn.

Tamam, anladık, bu güncellemeler kullanıcıların keyfine bırakılmayacak kadar önemli mevzular, diyeceğim ama aslında öyle değil. Windows 10 denen şu zımbırtı çıkalı yıllar oluyor ve en çok küfrü de saçma sapan zamanlarda güncelleme sebebiyle bilgisayarı yeniden başlatmaya zorlamandan yedin, ama kullanıcıların istediği şekilde bir esneklik sağlamak yerine giderek daha katılaştın.

Artık, her güncelleme sonrası bilgisayarı zorla güncelleyip kapatma seçeneği dışında bir seçenek bırakmadan önce bir baksana lan, bu kullanıcı en sık kullandığı wifi hesabını kullanıyor, yoksa internete, erişimi muhtemelen kısıtlı bir mobil cihaz aracılığıyla mı girmiş diye. Senin geri zekalı güncelleme politikan yüzünden ben mobil internetimin kotasını aşıyor ve daha yüksek bir fatura ödemek zorunda kalıyorsam, ben sana küfrederim arkadaş. Zaten soğanın kilosu olmuş dört lira, bir de senin saçma sapan dayatmalarınla mı uğraşacağım lan?

Bilgisayar başında olmadığım ama bilgisayarda render falan gibi yoğun cpu gerektiren, ya da çok da önemlisi müşteriye çok mühim bir işi upload etmeye çalışırken o makineyi benden izin almadan kapatıp bir de utanmadan yeniden açıyorsun ya, işte esas küfürleri o zaman ediyorum ama bunun eşiğinde mermer görünümlü sünger olan evle bir ilgisi olmadığı için şimdilik es geçiyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...