Adile Naşit'in ninni söylediği yılların biraz daha evveline denk gelen ilk çocukluğumun İstanbul - Ankara yataklı trenlerindeki o sıcak havayla tabii ki yarışamasa da, her nasılsa o çağrışımı yaptırdığına göre aynı sıcaklığın küçük bir kırıntısını olsun verebilen mor perdeli odanın bir başka hoş ayrıntısı da, ancak ikinci gün yapacak başka bir olmadığı için yatakta uzanırken fark ettiğim mor abajurdu. Sineklikli pencerenin içinde mi yoksa dışında mı olduğuna bakmaya üşendiğim, ancak hangi taraftaysa diğer tarafa geçmek için sinek üstü bir çaba gösteren kara sineğin vızıltısı duyuluyordu. Çarşaflar beyazdı.
O sırada bilmeme imkan yoktu tabii ama Ramazan ayı boyunca kendimi frenlediğim iftarların bir tecellisi olarak verdiğim iki kilo, iki gün sonraki bayramda silip süpüreceğim iki tabak keşkeğe yenik düşecekti. Bu yenilgi, eşiğinde mermer görünümlü sünger olan evde olacaktı ve o evle ilgili Micosoft'a hazırladığım sinkaflı yorumların yumuşatılmış halini de en yakın sürede paylaşmak istiyorum. Tabiiunutmazsam üşenmezsem. Ayrıca, köşe başı baklavacısından alınmış ucuz baklavaların etkisini de unutmamak lazım.
O sırada bilmeme imkan yoktu tabii ama Ramazan ayı boyunca kendimi frenlediğim iftarların bir tecellisi olarak verdiğim iki kilo, iki gün sonraki bayramda silip süpüreceğim iki tabak keşkeğe yenik düşecekti. Bu yenilgi, eşiğinde mermer görünümlü sünger olan evde olacaktı ve o evle ilgili Micosoft'a hazırladığım sinkaflı yorumların yumuşatılmış halini de en yakın sürede paylaşmak istiyorum. Tabii

Yorumlar
Yorum Gönder