Ana içeriğe atla

10 bin şarkı

Aslında düşünecek olursak, eski ekol Command & Conquer'da orta seviyede yapay zekaya ayarlanmış Almanya'yı yenmeyi, arada çıkarttığım üç - beş işi ve bir hafta kadar zamanını alan çeviri yardımcı programını kodlamayı saymasak bile, şu boş geçen günleri o kadar da boş geçirmemişim. 

Bilgisayarım corona virüsünün en karantinalı günlerinden hemen önce bozulup da değerli dosyalarımın çok önemli bir çoğunluğu uçup giderken geriye her nasıl olduysa on yıllar içinde biriktirdiğim on bin küsur şarkılık müzik arşivim kalmıştı. Ancak şöyle bir sıkıntı vardı ki, medya oynatıcım da uçtuğu için şaka maka 10 bin şarkının hepsini tek tek değerlendirip hepsine tek tek yıldız verme çalışmam çöpe gitmiş olmuştu. Ben de ne yaptım, eski ekol Command & Conquer'da orta seviyede yapay zekaya ayarlanmış Almanya'yı yenmekten, arada çıkarttığım üç - beş işten ve bir hafta kadar zamanını alan çeviri yardımcı programını kodlamaktan arta kalan zamanda, hatta kimi durumlarda bu andığım işlerle eş zamanlı olarak 10 bin küsur şarkılık arşivimi yeniden tek tek dinleyip yeniden tek tek yıldız vermeye başladım. Hatta bu sefer, tek yıldız vermeye bile değmemesi gerektiği halde onlarca yıl arşivimde kalmayı başaran şarkıların bir kısmını silmeye bile başladım. An itibariyle 7243 şarkı kaldı. 

Kimsenin merak ettiğini sanmıyorum tabii ama yine de merak edenler olursa diye söyleyeyim, şarkıları çalmak için AIMP programını kullanıyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...