Ana içeriğe atla

benim sağ ve güzel bacağım

"Siyatik değildir o. Siyatik olsa yerinde duramazsın"cılar için peşin edit: Yerimde duramıyorum zaten. Böyle belimden başlıyor, ayağıma kadar inerken sağ kaval kemiğimde zirve yapıyor. İki gündür geçmesini bekliyorum. İki gündür geçmiyor. Ama bugün İskenderin altındaki pideyi de yediğim için kendimi lezzetli ama suçlu hissediyorum. O yüzden diyorum, evde canı sıkılıp da araba resmi yapmak isteyenler varsa bu linke baksın. Evde canı sıkılıp da ne iş yapayım diye bilemeyenler çeviri yapabilir mesela. Herhalde bu aralar çok var yapan ki, fiyatı duyan bir daha aramıyor. Ama kusura kalma sevgili dostum, bu bacak ağrıyorsa eğer, ya siyatik değildir o çünkü siyatik olsa yerinde duramazsın,  ya da iş yetiştirmek için  o kadar uykusuz kalmam gerekiyorsa bunun da bir fiyatı olmalı veya elbette bir yerlerde yarı fiyatıma yapacak birini bulursun ki bence de git ona yaptır ki bana da kaliteli müşteri kalsın.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...