Ana içeriğe atla

değişmeyen bir tek şey var, o da benim göbeğim

Ben diyeyim 15 yıldır, sen de 20 yıldır aynı dişçiye giderim; ve ben diyeyim 15 yıldır, sen de 20 yıldır aynı dişçi koltuğuna otururum. Ama tabii oturduğum aynı dişçi koltuğu değil. Yukarıda andığım süre zarfında o koltuk en azından iki kere değişti. Belki daha da fazla. Dişçimin tepeden verdiği ışık da değişti. En azından iki kere değiştiğinden emin olduğum o dişçi koltuğuna oturup da gözümün içine giren o lambaya baktığımda görmeye alıştığım plastik kısmındaki çatlaklar artık yok. Yani lamba da değişmiş. Nedir peki değişmeyen? O koltuğa oturup da "Bu elleri napayım, napayım?" diye düşünürken bari göbeğimin üzerine koyduğumda hissettiğim o şişkinlik daha değişmedi. 15 yıl önce "Olm artık kendime dikkat edeyim." dediğim kiloya ancak geldiğim için buradan bir başarı hikayesi çıkartmak çok kolay ama işin aslı sevgili dostum, eline balyoz alıp İzmir'deki pipisi görünen heykele saldırıp da yeteri kadar rahatlamadıysan o balyozun sapıyla ilgili ilgini çekebileceğini düşündüğüm bir fikir verebilirim.






İzmir''deki pipisi görünen heykeli günlerdir rahat bırakmayan zihniyetin sonunda dayanamayıp balyozla kırmasına ilişkin haberi görmek isteyenler buraya tıklayabilir. Ancak haber sayfasında resmi görülen adamla heykeli kırmaya kalkan adam aynı kişiler değil, onu da belirtmek lazım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...