Ana içeriğe atla

peynir diyin ve kendinize iyi bakın

Vakti zamanında dandik çevirmenlerin cüret organlarından çıkarak evlerimize kadar giren "peynir diyin" gibi saçma sapan bir dublaj Türkçesini geçenlerde oğlumun öğretmeninden duymam garip oldu biraz. Yok hayır, ne kadar genç olursa olsun oğlumun öğretmeninin kızım olacak yaşta olabileceği kadar yaşlı değilim neyse ki; ama yine de kabaca bir hesap yapmak gerekirse, oğlumun öğretmeni kadar bir kızımın olabilmesi için baba olmam gereken yaşlarda bir arkadaşım bana ilk defa "Kendine iyi bak." dediğinde "Acaba espri mi yapıyor?" diye anlamak için biraz düşünmem gerekmişti. Netice: espri falan yapmıyordu. Bu lafı bildiğin Türkçe sanıyordu bayağı bayağı. Oysa ben hiçbir dublaj çevirisinde onlara "peynir diyin" demedim. Ben desem desem "peynir yiyin" demişimdir - ki onu da az önce yedim zaten.




Bunun bireysel emekliliği zorunlu hale getirmekle ne ilgisi olduğunu çözemeyen arkadaşlar ise şu bağlantıyı takip ettikleri takdirde karşılarına çıkan kitabı satın alarak içindeki araba resimlerini yapabilirler. Ve de şu notu eklemem gerekirse, oğlumun öğretmeni aslında çok cici bir kızcağız ve işini de gayet iyi yaptığından eminim. Yani, ana okulda karne yok gerçi ama yine de kırık vermezsiniz değil mi hocam?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...