Ana içeriğe atla

dingin bir güne başlarken

Hazır aşırı yoğun ve uykusuzlukla dolu bir dönemi nihayet atlatmışken arabanın her ay bir arıza çıkartmasının bir faydası da her servise gittiğimde bedavadan yıkatmak. Ne zaman normal yıkatmaya götürsem "Abi araban çok kirliymiş." diyen adam var ki "Lan dingil, araba kirlenmese sana niye getireyim?" diyemiyorsun dilinin ucuna gelmesine rağmen. Komşuyuz sonuçta. Ama işler nihayet biraz azaldı da şu birkaç gün yatayım ama bak iki ay önce dişçiye "haftaya gelirim" dediydim, adamı orada unuttum iyi mi?  Ne yapayım o zaman, ben de bari yarış arabası çizeyim diyenlerdenseniz, bakın o konudaki bağlantıyı daha önceden de paylaşmıştım ama bakın, sene olmuş 2016, neden hâlâ giydiğimiz çorapların birbirinin eşi olması kuralı var ki? Hayır yani moda diye tişörtü svetşörtün üzerine giydirdiniz - ama bak şunu çok net ifade edeyim ben o şekilde giyinmeye başladığımda moda değildi henüz bunlar. Sonuçta olaya bir de olumlu yönünden bakmak lazım, çorabın bir teki kayıpsa, diğer teki hâlâ duruyor demektir.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...