Ana içeriğe atla

no tv no cry

Hiç anlamıyorum azizim, lafa geldi mi televizyonu beğenmeyen, televizyonda seyredecek hiçbir şey olmadığını söyleyen, sadece belgesel falan seyrettiğini iddia eden adamlara bizim evde televizyon olmadığını söylediğimde inanmayan gözlerle bakıyorlar. Kantaron yağı yaraların çabuk iyileşmesine iyi gelir. Yanıklara bile sürülür ve hızlı iyileşme sağlar ama benim favorim misvaktır, ve hayır, misvak konusunda ironi yapmıyorum. Bir tane televizyon var gerçi, peder beyin odasında, o da elektrik faturasını şişirmekten başka bir işe yaramıyor. Diş macunlarının içindeki ne idüğü belirsiz şeyleri bünyeme sokacağıma, ama bak listerinden vazgeçmem. Dikkat, gizli reklam.

O yüzden işte diyorum, bizim evde televizyon olmadığı için, sabah akşam pompalandığı duyumları aldığım ve bazılarının zaten oraya odun koysalar zaten inanacağı ajitasyonlar beni pek ırgalamıyor. Çünkü kantaron yağı evet iyidir, yaraları çabuk iyileştirir ama tonlarcasını bile dökseniz istismar edilen kızların yaralarını iyileştirmez, tıpkı o misvakı ne kadar sürerseniz sürün, bazı ağızların asla temizlenemeyeceği gibi.




O değil de, "O değil de, sen bana internetten krav maga öğreten adamın linkini ver." diyenler için, burada.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...