Ana içeriğe atla

domates suyu içmeyi unutan çevirmen

Uzun zamandır domates suyu içmediğimi fark ettim, monşer. Oysa severim. Hatta zaman zaman canım çekmiyor da değil hani. Hem sağlığa da faydalı.

Hayır yani, ben iki hafta önce misafirlikte hacetlenirken tuvalet tıkandığı için girdiği stresi hâlâ üzerinden atamamış adamım, düşünsene, daha 12 yaşındayken, hatta belki daha küçükken hayvanın tekinin sana tecavüz ettiğini, sonra da olay kapansın diye seni o hayvanla evlendirdiklerini. Bir de düşünsene, böylesine bir zulmü yasayla meşrulaştırmaya çalışanların televizyona çıkıp hararetle savunmaya kalktığını.

Dört yaşındaki oğlum az önce koştura koştura geldi odasından. Yerde küçük bir şey görmüş, böcek sanmış, korkmuş. Birlikte gittik aldık o toz parçasını, birlikte çöpe attık. Şimdi ben korkuyla yanıma koşan oğlumu düşünüyorum da, kızını, ona tecavüz eden adamla evlendirecek kadar ahlakını kaybetmiş ana babanın da ayrıca amk, sevgili monşer.

Milletin birbirini kovaladığı, güçlü olanın güçsüz olana dürtülerinin keyfine göre istediğini yaptığı ve bunun yanına kâr kaldığı günlere doğru koşmakta olduğumuzdan korkuyorum monşer. Bak burada adamın teki krav maga öğretiyormuş. Bence evde tek başına öğrenilmez öyle şeyler ama yine de bakmakta fayda var diyenler buraya tıklayabilir.




Ben mi? Ben de boks derslerine başladım, monşer.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...