Ana içeriğe atla

şimendifer

Aziz dostum,

Bugünkü yazıma, saçını şampuanlamayı bırakıp düzenli zeytinyağlı sabunla yıkadığın takdirde kelleşmeyi önleyebileceğin, hatta tersine çevirebileceğin gibi iddialı bir teoriyle başlamak istiyorum; çünkü kızgınlığım eski şiddetini yitirse de hâlâ devam ediyor ama sebebi kıvamı az gelmiş sabah kahvesi değil. Tabii düzenli olarak banyo yapma alışkanlığının edinilmiş olması şart.

Bak çünkü aziz dostum, o belediye arabasının neredeyse her sabah bu sokaklardan geçerken "Lütfen çöplerinizi akşam yediden sonra çıkartın." diye başlayan anonsunu illa ki en az bir kere duymuş olmasına rağmen günün herhangi bir saatinde dışarıya çöp bırakabilen değerli semt sakinleri örneğinde gördüğümüz üzere, bazı şeylerin bizim genlerimize işlediğini kabul etmem gerekiyor. Hayır aziz dostum, lütfen ısrarcı olma, misafirlikteyken tıkanan tuvalet maceramın ayrıntılarını açıklayamam; ama şu kadarını söyleyeyim, o çöp kamyonu gittikten beş dakika sokağa çöp çıkaranı gördü bu gözler.

Öyleyse sevgili dostum, öfkelenip de sinirlerimi beyhude yere yıpratmamam gerekir, çünkü ne demiştim zamanında, bir insan, kafasında tahayyül ettiği ideal durumun gerçek olmadığını gördüğü zaman sinirlenir. Halbuki fiili duruma bakıp da beklentilerimizi ona göre belirlediğimizde, önce bir talimatname gönderip, o işi teslim ettikten iki gün sonra asıl istediklerinin o talimatta yazanın tam tersi olduğunu söylemek aslında çok da şaşırtıcı gelmiyor insana. Malzeme bu deyip, işimize gücümüze bakmamız en azından sıhhatimiz için faydalıdır. Ha, işler anlamsız yere aksar, o ayrı mevzu.


Sen yine de ayağını denk almak ve krav maga öğrenmek istersen, bu linkteki abi yardımcı olur belki sana.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...