Ana içeriğe atla

kedi

Sevgili Dalton biraderim,

Daha dün, bir serbest çevirmenin çeviri yapmadığı saatlerin bir maliyeti olduğunu söylemiştik. Bu iddiamızın arkasındayız. Ayrıca, bir serbest çevirmenin dikkatli olmazsa bu maliyet yüzünden iflas edebileceğini de söylemiştik. Bu mühim hususun altını bir kere daha çizmek isteriz.

Bu söylediklerimiz gerçektir ve serbest çevirmen arkadaşlarımızın bu gerçekleri her daim göz önünde bulundurması çok mühimdir, sevgili Dalton biraderim. Ancak ve fakat, bunlar bir serbest çevirmenin edinmesi gereken pusulanın sadece yarısıdır. Pusulanın diğer yarsına sahip olmayan serbest çevirmen yolunu kaybeder. Hasbelkader yolunu bulan serbest çevirmen dostlarımız olsa bile, bu tesadüfi olur ve geneli bağlayıcı bir kural addetmez.

Öyleyse nedir pusulayı tamamlayacak olan gerçeklerin diğer yarısı? Şudur, sevgili biraderim: Bir serbest çevirmen, çeviri yaparak asla zengin olamaz. Çok çalışırsa belli bir refah seviyesini tutturabilir elbette; ama zengin olmak başka mesleklerin harcıdır. Serbest çevirmen kardeşlerimiz zengin olma sevdasıyla yola çıkmışsa eğer, ya bu sevdadan vazgeçmelidir ya da kendilerini bu gayeye taşıyacak başka bir araç bulmalıdır. Siyaset olabilir mesela.

Serbest çevirmen kardeşlerimiz, mesleklerini icra ederken ne kadar çok çalışırlarsa çalışsınlar zengin olamayacaklarını bilirlerse eğer, çalışma koşullarını ona göre ayarlayabilirler. Çalışmadan geçen her saatin bir maliyeti vardır elbet; ammavelakin uykusuz geçen her saatin maliyetinden daha ağır değildir mesela. O halde, asla erişemeyecekleri bir zenginlik hevesine kapılıp soluksuz çalışmamaları gerekir.

Aman diyeyim, sevgili Dalton biraderim. Bunlar mühim şeyler. Dikkatli olmak lazım gelir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...