Ana içeriğe atla

şişlide apartuman

Geçenlerde ben orta okuldayken şimdilerde ona 6 mı diyorlar 7 mi diyorlar bugün çok verimli geçmedi. Polenezköy gezisi vardı. Okulcek. At falan vardı ama benim olayım değildi hatta azıcık ben de ata binmiştim ama bir arkadaşımla beraber dolaşırken bak onu hatırlıyorum. Çok güzel evler vardı. Böyle şato gibi, kale gibi evler. Ne güzel evler "değil mi"? diye sordu arkadaşım. Ama çok da kötü bir gün değildi. Önemli bağlantılar yaptım işle ilgili. İş dediğim, sabah akşam film seyretmek zaten. Evet dedim ben de diye cevap ileride oturmak isterim dedi "böyle bir" yerde. Ben de dedim. Bak onu da hatırlıyorum. Sonra ışın kılıçlarımızı çıkartıp gölden balık tutarken mayalar kovaladı bizi. Tutamadık. Tahminimce 27 sene önceydi. 25 - 30 arası muhtemelen.

Arkadaşıma dedim ki, "Bir gün ben de bu evde oturmak isterim. Çok çalışıp, böyle bir ev alacak kadar para kazanmak isterim." dedim. Naifmişim demek ki o zamanlar. "Ne çalışması? Ben çalışmakla falan uğraşamam. Çok uğraşmadan oturmak isterim." dedi arkadaşım. Çok çalışmadan satın alınmış bir Polenezköy villası fikri bana hiç de cazip gelmedi.

Neyse işte, diyeceğim o ki, çok çalışma kısmı tamam. Şimdi sırada Polenez'de villa var. Olmadı, Cumhuriyet köyü.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...