Bak şunu peşinen söyleyeyim, 49 kişiye karşılık 49 tank verildiğine hiç ihtimal vermiyorum. Çünkü, bizimkilerin onu vermeyeceğinden değil ama vermiş olsaydı şimdiye kadar çok kesin ispatlı olarak ortaya çıkardı diye düşündüğümden.
Ve yine peşinen söyleyeyim ki, bilinçli olarak vejetaryen olmayı seçmemiş herkesin "ay ama yazık o hayvanlara" serzenişlerini son derece yapmacık buluyorum. O AVM'lerde yediğin fest fudlardaki etlerin nereden geldiğini zannediyorsun?
Ama illa ki bir şeylerin verildiğinden eminim ve kusura bakmayın ama bu işte bir terslik var hoca. Tabii ki hiçbir şey o 49 candan değerli olamaz. Orası kesin de, o 49 can karşılığında başka insanların canının en azından doğrudan alacak bir şeyler verilmediğinivarsaysak umsak bile, senin en baştaki sorumluluğun o insanları öyle tehlikeli bir duruma düşürmemek olmalıydı.
Kusura bakma ama şehrin orta göbeğinde oturduğum sokak buram buram hayvan kokuyorsa bu işte yanlışlık var demektir. Şehirler bunun için tasarlanmamıştır, hoca. Kusura bakma ama bu işin senin ibadet özgürlüğünle alakası yok çünkü kimse sana ibadetini yapma demiyor; ineğini, koyununu aşağıdaki bahçede besleme diyor. İbadetin için keseceğin hayvanları şehrin göbeğine kurulan hayvan pazarlarından alma. Bir zahmet git, bu iş için daha uygun olacak yerlerde alımını ve sonra da kesimini yap.
Bu terslikteki en büyük sorumlu o şehri idare eden, üstelik de bunu herkeşlerden daha iyi yaptığını iddia eden yöneticiler olsa da, tabii ki en büyük kabahat hâlâ şehirde yaşadığını ayırt edememiş olanlardadır.
Çünküherkes merak edip de bilmek isteyen herkes biliyor o 49 kişinin nasıl esir alındığını, nasıl "Yerinizden ayrılmayın. Onlar düşman değil." dendiğini. Tamam, kıymeti sadece kendine menkul birtakım politikalar sonucu sokak ortasında boğaz kesen adamları kendine müttefik seçmiş olabilirsin de o zaman merak ediyorum, müttefik müttefiğin diplomatlarını, diplomatların bebeklerini bile kaçırıp sonra da onları salmak için taviz vermeni ister mi? Ve merak ediyorum, diplomatlarını kaçıran herkesle masaya oturur görüntü verirsen, bundan sonra diplomatlarının can güvenliğini nasıl sağlayacaksın?
Vatandaş rahatsız oluyor diye apartmanda kedi - köpek beslemeye sınırlama getiren yasa çıkartırken iyi de, apartmanın altında beslenen koyuna yasak getirince mi kötü? Bak yine söylüyorum canım kardeşim, bu işin senin ibadet özgürlüğünle alakası yok. Tam aksine, o noktada tam desteğimi alıyorsun benim. Benim açizane desteğimi napacaksın onu bilmem ama bak o destek cepte. Ben sadece, madem sevaba girmek istiyorsun, ibadetini layıkıyla yap istiyorum. Şehrin göbeğini kana bulama istiyorum. Daha bir ay öncesinden her yeri kokutma istiyorum.
Ve yine peşinen söyleyeyim ki, bilinçli olarak vejetaryen olmayı seçmemiş herkesin "ay ama yazık o hayvanlara" serzenişlerini son derece yapmacık buluyorum. O AVM'lerde yediğin fest fudlardaki etlerin nereden geldiğini zannediyorsun?
Ama illa ki bir şeylerin verildiğinden eminim ve kusura bakmayın ama bu işte bir terslik var hoca. Tabii ki hiçbir şey o 49 candan değerli olamaz. Orası kesin de, o 49 can karşılığında başka insanların canının en azından doğrudan alacak bir şeyler verilmediğini
Kusura bakma ama şehrin orta göbeğinde oturduğum sokak buram buram hayvan kokuyorsa bu işte yanlışlık var demektir. Şehirler bunun için tasarlanmamıştır, hoca. Kusura bakma ama bu işin senin ibadet özgürlüğünle alakası yok çünkü kimse sana ibadetini yapma demiyor; ineğini, koyununu aşağıdaki bahçede besleme diyor. İbadetin için keseceğin hayvanları şehrin göbeğine kurulan hayvan pazarlarından alma. Bir zahmet git, bu iş için daha uygun olacak yerlerde alımını ve sonra da kesimini yap.
Bu terslikteki en büyük sorumlu o şehri idare eden, üstelik de bunu herkeşlerden daha iyi yaptığını iddia eden yöneticiler olsa da, tabii ki en büyük kabahat hâlâ şehirde yaşadığını ayırt edememiş olanlardadır.
Çünkü
Vatandaş rahatsız oluyor diye apartmanda kedi - köpek beslemeye sınırlama getiren yasa çıkartırken iyi de, apartmanın altında beslenen koyuna yasak getirince mi kötü? Bak yine söylüyorum canım kardeşim, bu işin senin ibadet özgürlüğünle alakası yok. Tam aksine, o noktada tam desteğimi alıyorsun benim. Benim açizane desteğimi napacaksın onu bilmem ama bak o destek cepte. Ben sadece, madem sevaba girmek istiyorsun, ibadetini layıkıyla yap istiyorum. Şehrin göbeğini kana bulama istiyorum. Daha bir ay öncesinden her yeri kokutma istiyorum.

Yorumlar
Yorum Gönder