Ana içeriğe atla

yoğurtlu pilaV

Bazen sucunun bir türlü gelmeyeceği tutar. Bazen de aksi gibi evde hiç içecek su kalmamıştır.  Pek güvenmesen de bir bardak içsen bir şey olmayacak sular muslukları çoktan terk etmiştir. Ve bazen yapılacak o kadar çok iş birikmiştir ki her şey bir aksilik olup çıkıverir insanın karşısına. Oysa kapitalizm bize hep, şimdiki insanların eskisinden daha refah içinde olduğunu söyler. Eskiden dünyanın en zengin insanının bütün parasını dökse bile sahip olamayacağı şeylere sahibiz biz bugün. Mesela garanti belgesi diye bir şey var. Birleşme yeri gevşediği için tutmayan blendırı veriyorsun, "Hı, tamam." deyip alıyorlar. Artık yaparlar mı yapmazlar mı bilinmez.


Ama sucunun gelip gelmeyeceği bilinir. Gelir o. Pazarları hariç hep gelir. Bazen geç gelir, o ayrı. Bazen de evde hiç su kalmaz içecek. Ama bu hesaba göre, bizim dünyanın en fakir insanları sayılmamız gerekmez mi? Gelecekteki insanın sahip olduğu hiçbir şeye sahip olamayacağız. Üstelik öyle paramız da yok ki saçalım.

Bugün adamın teki çarptı arabaya. Arkadan. Neyse ki bir şey yoktu iki arabada da. El sıkışıp ayrıldık. "İlk kazan mıydı?" diye sordu o sırada yanımda oturan arkadaşım. "Hayır ama ilk defa bana çarpıyorlar." dedim.

Kapitalizm size ürettiği mallar üzerinden hava atarken, o malı üretmek için icat ettiği sistemi hiç değiştirmediğini söylemek istemez size. Uyandırayım dedim. Kahve hariç. Allah kahvenin evimize ucuz ve kolay bir şekilde girmesini sağlayan herkesten razı olsun.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...