Ana içeriğe atla

f5

Başımı çevirip dışarıda yağan karı seyretmeyi, sonra trafik derdini düşünmeden kafamı tekrar çevirip işime dönmeyi seviyorum. Buradaki "karı seyretmek" lafı üzerinden espri yapan arkadaşlarımı da seviyorum. Sayelerinde ilkokul günlerime dönüyorum. Bu espriyle kendilerini çok komik zannetmelerini ise ayrıca komik buluyorum; ama tabii elindeki lokmayı bana verecekmiş gibi yapıp sonra kendi ağzına atan oğlum kadar eğlendiremiyorlar beni. Yine de haksızlık etmeyeyim, ne yaparlarsa yapsınlar beni oğlum kadar eğlendirmelerine imkan yok zaten.

Öte yandan, sevgili dostum, kafamı çevirip karı seyretmenin ve ardından tekrar işime dönebiliyor olmanın doğal gaz + elektrik bileşik maliyetinin, aylık ortalama kazancımın yüzde onundan fazla olmasına canım çok sıkılıyor.

Ama en çok da F5 canımı sıkıyor.

Nedir bu F5?



F5, şöyle anlatayım, oturmakta olduğum bir uçtan bir uca 500 metrelik sokaktaki her bir gecekondunun yıkılıp yerine 4 - 5 daireli bir apartman dikilmesinin, ve aradan belli bir süre geçtikten sonra o 4 - 5 daireli apartmanların yıkılıp yerine aşağı yukarı aynı boyutlarda olsa bile içinde 8 -10 dairenin sıkıştırıldığı yeni apartmanların dikilmesinin sonucudur. Kısaca, voltaj yetmezliğinin kombi kodu diyebiliriz.

Yani bir yandan dışarıda buz gibi hava varken güvenli evimde oturmanın maliyeti aylık ortalama kazancımın yüzde onunu geçiyorken, bir yandan da neredeyse her gün, günde iki saate evde donma tehlikesi geçirmenin kod adıdır F5.




SENEDE BİR GÜN - CEMAL BİLGE on Vimeo.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...