Ana içeriğe atla

acı biber

Fakat şunu da belirtmek isterim ki, arkadaş o nasıl bir acı öyle? İnsan acı biberli cips yapar da, cips koymayı unutur mu ya? Sadece acı biberli olmuş bu. Bir saat oldu hâlâ ağzım burnum yanıyor. Hayır, bir de bunun devamı var. O kısmı da zor. Tabii her gün milletin fosur fosur uyuduğu saatlere kadar çalışıp sabah da bizim oğlanın keyfinin istediği saatte uyanmak, öyle her bünyenin kolay kolay kaldıracağı bir hayat tarzı değil. Bak mesela, bu sabah altıda uyandırdı bizi oğlan. İnat etti bir daha da uyumadı. Oysa yattığımda saat üçtü. Amma velakin, bu serbest çevirmen dediğimiz olayın serbest kısmı çok mühim. 

Bir de, iyi ki elma suyu diye bir şey var, o aldı biraz acısını ama miden yanıyor hâlâ. Alıştığımız şekilde tüketmek için hazırlanmış bir mamul olmasa gerek. Yavaş tüketmek gerekiyordu demek ki, bilemedim. Ama dedim ya, serbest kısmı çok önemli diye; ben bu işi yapıyorsam, kimse bana patronluk taslamasın diye yapıyorum. Tamam, her müşterinin ayrı çok acil son teslim tarihiyle uğraşmak zor; tamam, son teslim tarihi diye iki gün sonrayı belirleyen adamların iki aydan uzun süredir ödeme yapmaması falan gibi dertleri de var, ama bak, tekrar üstüne basıyorum, kimseyi kendime müdür atamadım ben, çünkü ben zaten ceyo oldum, kendi kendimin ceyosu. 

Ha bir de, chrome'da bir notifier eklentisi var, sen iki aydır ödeme yapmıyorsun ama ben o mail'i her açtığını görüyorum be panpa. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...