Ana içeriğe atla

kahve bitti


Evin en soğuk odasının banyo olmasının yazın çekici bir yanı olduğu ne kadar doğruysa, kışın o artı değerin büyük bir hızla eksi değere dönüşmesi de o kadar doğru. Tıpkı kış aylarında pazarın biraz daha pahalı olması gibi. Hem bu soğukta senin ayağına gelelim hem de sen bize daha pahalı mal sat. Yok ya? Evde kahvenin bitmiş olmasının insanın başına gelebilecek en kötü şey olduğunu iddia etmiyorum ama bütün kabahat ancak el bezi asmaya yarayan o şeyi kalorifer diye banyoya takan zihniyette bence. İlginçtir, "bu iş beni çok kasacak" diye erteleyip durduğum iş kolaycacık bitiverir de, " ne var ya, yaparım hemen" dediğim iş çok fena geçirir adama. Bunda ilginç olan ne? Benim yirmi yıldır bu altın kuralı öğrenememiş olmam tabii. O zaman nedir yani, bir şeyi bir yerlerde görüp de güzel görünüyor diye taklit etmeden önce o şeyin ne işe yaradığından emin olmak lazımmış, değil mi? İki tane boru parçası ısıtmıyor işte banyoyu. Kahve de bitti, o kötü oldu yalnız. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...