Ana içeriğe atla

bruce wayne'nin babasını Alfred öldürdü




Katil her zaman uşak çıkar. Ben o Alfred'in bakışlarını da hiç beğenmedim zaten. 72 kuralı diye bir şey var. Bir paranın yıllık faizi ne kadarsa, 72'yi  o faiz miktarına bölünce o paranın ikiye katlanma süresini veriyor. Yani faizler yüzde 10'sa, bankada faize yatırdığınız paranın iki kat olması için 7 sene gerekir.

Emlağa yapılmış akıllıca bir yatırım size 7 yılda 10 kat gelir getirebilir. O zaman bana faiz lobisi demeyin arkadaşım. Bu memlekette malı götüren rant lobisi. Hem bak bir şey diyeyim mi, enflasyonun sürekli yüksek çıkması bir tek rant lobisinin işine gelir. Faiz lobisinin yüksek enflasyonla işi olmaz.

Ama ona da hak vermiyor değilim tabi. Koca malikane. Tek başına o evi idare etmek akıl alacak gibi bir iş değil. Şurada ben iki gömlek ütülemeye kalksam üçüncüde, "bunların üstüne nasıl olsa kazak giymeyecek miyim?" diye düşünmeye başlarım. O adam nasıl uğraşsın koca malikanenin derdiyle?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...