Ana içeriğe atla

aslında pasta da yok

Hazır yeni yılın ilk çeyreğini bitirmeye şunun şurasında yarım ay kalmışken, gittiğimiz yönün senenin başında aldığımız kararların tam olarak neresinde olduğunu irdeleyen var mı? Mesela tam şurada bir çilek resmi olun. Çok da çilek sevmem halbuki. Pudra şekerine abanmaktan başka bir numarası yok. Bir evde en sık duyulan konuşmalar "Komşuya şu kadar doğal gaz gelmiş, bize bu kadar gelmiş. Size ne kadar gelmiş?" minvalinde geçiyorsa eğer, doğal gaz dediysek, gelen kendisi değil, faturası tabii ki. Elektrik de olur. Çünkü maaşını dolar olarak almayan sade vatandaşı etkileyen bir durum yok. Onu, doların yükseldiğini gördükçe varını yoğunu bozdurup dolara yatıranlar dert etsin.

Eskiden çilekler böyle değildi ama bak. Küçükken en sevdiğim bitkiydi benim çilek. Sonra ne olduysa bozdular. Böyle kocaman, neredeyse elmayla kapışan, tatsız tuzsuz bir şey yaptılar. Anca pastaya konunca bir şeye benziyor.

Pasta deyince aklıma geldi. Pastadan pay kapamıyorsan hiç dert etme. Gözlerini kapat ve gerçeği gör: Aslında pasta da yok.

Amma velakin şunu da unutma, sen bu satırları okurken, aslnda olmadığını fark ettiğin pastanın senin yemediğin dilimlerini yiyenler de var.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...