Ana içeriğe atla

zencefilli kurabiye ve fiyat istikrarı

Sevgili ve değerli dostum Sürpriz Yumurta Robotu,

Bizim oğlan pek tatlı düşkünü değil. Diğer çocukların balıklama atladığı şekerleri, çikolataları şöyle bir tadıyor, beğenmeyip bırakıyor. Ama sürpriz yumurtayı çok seviyor. Bizden hep sürpriz yumurta istiyor. Onu da, tahminimce o sürpriz etkisini sevdiği için istiyor; yoksa içinden çıkan oyuncakımsılara pek rağbet ettiğini de görmedim.

Kim yedi benim çikolatamı?
Ama bak, şöyle bir şey de var: O yumurtaları bize aldırıyor, sonra hevesle açtırıyor, sonra çikolatasından bir iki ısırık alıp bir kenara koyuyor. Peki, kalan o çikolataları gecenin bir buçuğunda kim yiyor?

Bak şimdi, portakal deyince aklıma geldi yalnız, paketten bir tane ıslak mendil almaya çalışırken, bir tane çektiğin halde 5 -10 tanesinin aynı anda gelmesine uyuz oluyorum çok fena. Ama bak, hakkını yememek lazım: Çarşamba günü iş gönderip Cuma gününe, Cumaya kadar dolu olduğumu öğrenince mutlaka Pazartesi gününe teslim beklerken benim de bir özel hayatım olabileceği olasılığını düşünmeyen adamlar, aynı olasılığı sıra ödeme yapmaya gelince de düşünmüyor. Özel hayatı olmayan adamın paraya da ihtiyacı olmaz. Haklılar tabii. Düşünce biçimlerini sevdim.

Cevap veriyorum: Kalan çikolataları gecenin bir buçuğunda ben yiyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...