Ana içeriğe atla

tepesine uçan daire düşen evin kırmızı kiremitleri

Sevgili Dostum Don Kişot,

Bizim buraların mafyası meşhurdur. Bunlar uyuşturucu yüzünden sürekli savaşıp birbirini öldürür. Bir de bunların araba takipleri falan meşhurdur. Yolda bir yere giderken  böyle makas üstüne makas atan tipler, emniyet şeridini ihlal edip tam gaz gidenler falan varsa, pek ilişmeyiz. Bunlar mafya olabilir çünkü.

Ama devletimiz bu mafyayla falan çok iyi savaşıyor, hamdolsun. Mesela herkesi madenciliğe özendiren bir programları var. Çünkü insanlar madende bir kazada ölürse, o güzel bir ölüm olur. Hepimiz gıpta ediyoruz o ölümlere. O yüzden de herkes sıraya girdi, madenci olmak istiyor. Ama madenci olmak kolay değil. Herkes madenci olmak istediği için sıra var. Normal vatandaşa sıra bir türlü gelmiyor. Hep devlet büyüklerimizin çocukları çalışıyor madende. Torpil büyük yerden tabii. Biz sade vatandaşlar da ne yapalım, mecburen mafyaya falan katılıp birbirmizle savaşıyoruz.

madenciliğin ne kadar zevkli bir iş olduğunu
gösteren resim

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...