Ana içeriğe atla

ama yoğurt güzel olmuş

"Delilik, aynı işi yapıp farklı sonuç beklemektir." demiş ya hani Freud, benim bilgisayarım bazen böyle kilitleniyor, kapatıyorum açıyorum, kapatıyorum açıyorum, kapatıyorum açıyorum, kapatıyorum açıyorum, kapatıyorum açıyorum, kapatıyorum açıyorum, düzeliyor. Üstelik bu arada kitap falan da okuyorum ama kitap okuduğum için manavın beni kazıklamasına engel olamıyorum. Ha bu arada, bunu da Oğuz Atay söylemiş, onu da ara not düşeyim.

Anneler gününde köşe başına tezgah açan çingenelerin sana o çiçeği normalinden daha pahalıya satacağını bilmekle her şeyi normalinden daha pahalı yapan yetkili servise gitmek arasında prensipte bir fark yok. Buradaki nüans olsa olsa yediğin kazığın hacmidir ki zaten ben benzini hep 50 liralık aldığım için Türk lirasının dolar karşısında eriyip gitmesi beni etkilemiyor. Ama yoğurt güzel olmuş. İyi tutturmuşum yani. Sırada göller var. Birileri imara açmadan önce kendime mayalanacak bir göl tutayım. Netice itibariyle kazan bu, işin ucunda doğum da var, ölüm de var. En azından yetkili servise gidince sana fatura veriyor. Bugün eve bir muslukçu çağırsan, adam senden daha çok para kazanır ama fatura vermez. Onu da hesaba katmak lazım.

Bir de, ben küçükken, ilk okuldayken falan, çok ünlü kişilerin biz normal insanlar gibi tuvalete gittiğini düşünemezdim. Onların, böyle şeylerden arındırılmış üstün varlıklar olması gerektiğini düşünürdüm. Ama geçen gün gördük, onlar da herkes hibi ölüyormuş. Bu arada aklıma geldi, muslukçu bana hâlâ 10 lira para üstü getirecek. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...