Ana içeriğe atla

plan program

Bilgisayarımda açılırmış gibi yapıp da açılmayan programların sayısı giderek artıyor. Bir yerden haber beklersin de haber bekle bekle gelmeyince sen de işini ona göre ayarladıktan sonra o yerden haber gelir ya; hah işte, bence sanat ne sanat için olmalı, ne de toplum için. Bence sanat birey için olmalı. Ama hayatı yorumlamak ve bir nebze olsun güzelleştirmek için yapılan sanatın hayatın önüne geçmesi gibi bir durum da var. Birçok insan farkında bile olmadan hayatlarındaki boşluğu bu şekilde doldurmaya çalışıyor. Örneğin belli bir tür müziği seversin, o müziği yapan belirli bir şarkıcıyı seversin, oraya kadar tamam da, o şarkıcının her bir özelini büyük bir saplantıyla takip etmek nedir arkadaşım? Ve işte aynen o şekilde, yapılması gereken bir sürü iş var hepsi de beklemeyi gerektiren başka ön işlerin bitmesine bağlı ve işte ben de sırf o yüzden  Windows 10 gelse daha mı iyi olacak sanki? Yine de bekliyor işte insan. Dan Brown bana neden bir Umberto Eco kadar keyif vermiyor acaba? Yazarların kalitesiyle mi ilgili? Yoksa çevirmenlerin kalitesiyle mi ilgili? Ya da yoksa her ikisi birden mi? Ve de belki artık bir kitap okurken o kitabın içine eskisi kadar giremdiğim içindir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...