Ana içeriğe atla

plan program

Bilgisayarımda açılırmış gibi yapıp da açılmayan programların sayısı giderek artıyor. Bir yerden haber beklersin de haber bekle bekle gelmeyince sen de işini ona göre ayarladıktan sonra o yerden haber gelir ya; hah işte, bence sanat ne sanat için olmalı, ne de toplum için. Bence sanat birey için olmalı. Ama hayatı yorumlamak ve bir nebze olsun güzelleştirmek için yapılan sanatın hayatın önüne geçmesi gibi bir durum da var. Birçok insan farkında bile olmadan hayatlarındaki boşluğu bu şekilde doldurmaya çalışıyor. Örneğin belli bir tür müziği seversin, o müziği yapan belirli bir şarkıcıyı seversin, oraya kadar tamam da, o şarkıcının her bir özelini büyük bir saplantıyla takip etmek nedir arkadaşım? Ve işte aynen o şekilde, yapılması gereken bir sürü iş var hepsi de beklemeyi gerektiren başka ön işlerin bitmesine bağlı ve işte ben de sırf o yüzden  Windows 10 gelse daha mı iyi olacak sanki? Yine de bekliyor işte insan. Dan Brown bana neden bir Umberto Eco kadar keyif vermiyor acaba? Yazarların kalitesiyle mi ilgili? Yoksa çevirmenlerin kalitesiyle mi ilgili? Ya da yoksa her ikisi birden mi? Ve de belki artık bir kitap okurken o kitabın içine eskisi kadar giremdiğim içindir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...