Bilgisayarımda açılırmış gibi yapıp da açılmayan programların sayısı giderek artıyor. Bir yerden haber beklersin de haber bekle bekle gelmeyince sen de işini ona göre ayarladıktan sonra o yerden haber gelir ya; hah işte, bence sanat ne sanat için olmalı, ne de toplum için. Bence sanat birey için olmalı. Ama hayatı yorumlamak ve bir nebze olsun güzelleştirmek için yapılan sanatın hayatın önüne geçmesi gibi bir durum da var. Birçok insan farkında bile olmadan hayatlarındaki boşluğu bu şekilde doldurmaya çalışıyor. Örneğin belli bir tür müziği seversin, o müziği yapan belirli bir şarkıcıyı seversin, oraya kadar tamam da, o şarkıcının her bir özelini büyük bir saplantıyla takip etmek nedir arkadaşım? Ve işte aynen o şekilde, yapılması gereken bir sürü iş var hepsi de beklemeyi gerektiren başka ön işlerin bitmesine bağlı ve işte ben de sırf o yüzden Windows 10 gelse daha mı iyi olacak sanki? Yine de bekliyor işte insan. Dan Brown bana neden bir Umberto Eco kadar keyif vermiyor acaba? Yazarların kalitesiyle mi ilgili? Yoksa çevirmenlerin kalitesiyle mi ilgili? Ya da yoksa her ikisi birden mi? Ve de belki artık bir kitap okurken o kitabın içine eskisi kadar giremdiğim içindir.
Uykusuz günlerin güncesi
Yorumlar
Yorum Gönder