Ana içeriğe atla

10'u bekliyorum

Yazın sıcak, kışın soğuk suyla yıkanmayı seven komşu kızın bakire köpeğinin havlaması gibi geliyor her şey, uzaktan çekilir, yakından çekilmez. Tele 10 vardı çok eskiden. Açılmadan önce seksi seksi kadınların "10'u bekliyorum" diyerek reklamını yaptığı kanal sonradan ailenizin kanalı oldu. Ben de 10'u bekliyorum. Çıksa da, yeni bilgisayarı şimdi alıp mal gibi eski sürümde kalmayalım istiyorum. Ama ne işletim sistemiymiş kardeşim, bekle bekle çıkaramadı adamlar. Ama bak, srt desteği varmış. Ailenizin işletim sistemi. Neyse ki mavi ekran diye bir şey var. Her çıktığında, postacının aşağı kapının altından attığı Ticaret Gazetesini mahallenin bebelerinden önce ele geçirebilmişsem okuyorum da memleketin ne kadar dört dörtlük olduğunu görüp ferahlıyorum. Çünkü bir sivilce tanesinin göle düşerken çıkardığı ses kadar zaman dilimi içinde iyi ki yanlış yere sapmışım diye demediğini bırakmamak mı lazım? Tele 10 sonra ne oldu diye merak edenler yoktur büyük ihtimalle ama yine de bu cümlenin herhangi bir yerine tıklayıp bakabilirler.  



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...