Ana içeriğe atla

selanik kurabiyesi part 4

Hadi dünü saymayalım neden saymayacaksak ama bu güzelim Cumartesi gününü haldır huldur çalışarak geçiriyorum ya, bitmese de bitirme aşamasına çok yaklaştığım şu elimdeki iş için alacağım para, arabanın tamiri için ödediğim paranın üçte ikisi ancak ediyor. O yüzden ben de diyorum ki, Selanik kurabiyesi yanında beyaz peynir ve kahveyle çok iyi gidiyor. Ama peynir sayılmaz tabii, çünkü peynir neyin yanında gelse onun lezzetini birkaç misli artıran bir auroya sahip. Özellikle tek başına geldiğinde kendi kendisinin lezettiğini inanılmaz bir şölene çeviriyor. Yarın anneler günü, onu
Selanik kurabiyesi, yanında beyaz peynir
ve kahveyle çok iyi gitmesiyle bilinir.
da unutmamak lazım tabii, ama merak ediyorum mesela, bundan 10 yıl önce, 12 yıl önce, hatta 15 - 20 yıl önce yine böyle çeviri yaparken akıp giden zaman karşılığında aldığım parayı kime iade etsem bana o zamanı geri verir acaba? Bak aslında, ben sebep ve sonuç ilişkisine kaderin cilvesinden daha çok inanırım; yani şimdi o arabanın arıza lambası yandıysa eğer kader bana gıcıklık etmek istediği için yanmamıştır. Tıpkı sokakta önümden bir kedi geçmesinin tek sebebinin o kedinin 10 saniye önce bir alt sokaktan geçiyor olması gibi, o arabanın o ışığı yandıysa ben iyi bakamadığım içindir. Ha ama bak, 10 sene önce yaptığım iş de, o işten kazandığım para da çoktan uçmuş gitmiş olabilir, ama yediğim o sosislilerin hâlâ nerede olduğu çok belli. Yoğurt dolapta bekliyor. Olmuş mu olmamış mı yarın bakacağız artık.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...