Hadi dünü saymayalım neden saymayacaksak ama bu güzelim Cumartesi gününü haldır huldur çalışarak geçiriyorum ya, bitmese de bitirme aşamasına çok yaklaştığım şu elimdeki iş için alacağım para, arabanın tamiri için ödediğim paranın üçte ikisi ancak ediyor. O yüzden ben de diyorum ki, Selanik kurabiyesi yanında beyaz peynir ve kahveyle çok iyi gidiyor. Ama peynir sayılmaz tabii, çünkü peynir neyin yanında gelse onun lezzetini birkaç misli artıran bir auroya sahip. Özellikle tek başına geldiğinde kendi kendisinin lezettiğini inanılmaz bir şölene çeviriyor. Yarın anneler günü, onu
da unutmamak lazım tabii, ama merak ediyorum mesela, bundan 10 yıl önce, 12 yıl önce, hatta 15 - 20 yıl önce yine böyle çeviri yaparken akıp giden zaman karşılığında aldığım parayı kime iade etsem bana o zamanı geri verir acaba? Bak aslında, ben sebep ve sonuç ilişkisine kaderin cilvesinden daha çok inanırım; yani şimdi o arabanın arıza lambası yandıysa eğer kader bana gıcıklık etmek istediği için yanmamıştır. Tıpkı sokakta önümden bir kedi geçmesinin tek sebebinin o kedinin 10 saniye önce bir alt sokaktan geçiyor olması gibi, o arabanın o ışığı yandıysa ben iyi bakamadığım içindir. Ha ama bak, 10 sene önce yaptığım iş de, o işten kazandığım para da çoktan uçmuş gitmiş olabilir, ama yediğim o sosislilerin hâlâ nerede olduğu çok belli. Yoğurt dolapta bekliyor. Olmuş mu olmamış mı yarın bakacağız artık.
![]() |
| Selanik kurabiyesi, yanında beyaz peynir ve kahveyle çok iyi gitmesiyle bilinir. |

Yorumlar
Yorum Gönder