Ana içeriğe atla

dağcı ile balerin

Bir gün bir balerin bir dağcıyla karşılaşmış. "Ey dağcı," demiş, "söyle bana," demiş, "nedir hayatın sırrı?" diye sormuş. Dağcı "Basit." demiş: Eğer alarmı kuruyorsan çaldığı zaman duyacaksın.

Dağcının bilgeliğinden çok etkilenen balerin hemen gidip kendisine yumurta yapmaya başlamış. Öyleyse buradan bize çıkartılacak bir ders vardır, o da erken kalkanın erken kalkan tavuğun yumurtasını kapacağıdır. Yani Nasreddin Hoca'nın da bir gün demiş olma ihtimalinin olduğu gibi, eğer yumurta yiyecekseniz erken kalkmanız iyi olabilir ama yumurtaysanız deliğinizden geç çıkmanız ömrünüze ömür katabilir.

Öyleyse, sevgili dost, her ne kadar sözleri biraz daha farklı bir şeyi anlatıyor olsa da klibiyle beni son derece etkilemiş olan bu sıradaki şarkı, çocukları ihtiyaç duyduğunda yanında olmayı beceremeyen ve sonuçta çocuklarının da kendisi gibi bok gibi herifler olmasına yol açan, ve bu acı gerçeğin sonuçlarını ancak çok uzun yıllar sonra gözlemlerken bile nasıl bir dingil olduğunu fark edemeyen pabucumun babalarına gelsin:



Ha, siz diyorsanız ki bunlar mühim değil, benim ihtiyacım olan, biri bana sokakta saldırmaya kalktığında kendimi nasıl savunacağımı bilmek, karşımdakini nasıl alt edeceğimi bilmek diyorsanız , ama bunun için de bana hiç tekin gelmeyen mahalle karatecisine gitmek istemiyorum diyorsanız, o zaman siz de bu kitaba bakın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...