Ana içeriğe atla

bilmezsem hayat bana güzel

Ne diyeyim bilemiyorum ki ey gönlüm, sen televizyonda çocuklar ölmesin diyen kadını ve onu programına çıkaran adamı terörist diye linç etmekle meşgulken, hatta yetmedi, terör propagandası yaptı diye yargılamaya hazırlanırken, asıl terörist kalktı senin dibinde bombayı patlatıverdi de şimdi anladın mı bari insanların ölmesinin ne kadar kötü bir şey olduğunu.

Herkes bir şey istiyor benden. Ona yetiş, buna yetiş derken tükenip gidiyor ömrüm, hepsine eywallah da, canımı isteyene ne vermem gerekiyor onu bilemedim. En iyisi yayın yasağı getirmek olabilir. Gittiğin o ultra lüks lokantanın mutfağında döndürülen pislikleri görmeyince mis gibi yiyorsun ya o yemekleri, işte onun gibi bir şey bu da. Bilmezsem hayat bana güzel.




Ama diyorsan ki yarın öbür gün milletçe geçirdiğimiz cinnetin bir ucu da bana dokunmadan kendimi savunmayı öğreneyim, al bakalım, belki buradaki kitap işine yarar. Ben almadım, okumadın yannız, sitede yazanların yalancısıyım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...