Çünkü küçük şeyler sevgili dostum, bize ne kadar yakınsa gözümüze o kadar büyük görünür. Ve de işte bu yüzden bir başkasının umurunda bile olmayan bir mevzu senin için çok önemli olabilir; ama sen bunu dillendirmekten çekinebilirsin. O küçük mevzulardan çok azı çorapla ıslak zemine basmak kadar evrensel olabilir; çok azı telaffuz edildiğinde neredeyse herkes tarafından empatiyle karşılaşır. Hem bak, ne demiş Dostoyevski, Kumarbaz adlı romanında:
Para küçükse, sahibi patırtı çıkarmaktan utanarak tartışmayı sürdürmek istemez. Uzaklaşır oradan.
| Çıkmaz Sokağa Bakan Adam |
Oysa işte o küçük şeylerdir adamın asabını bozan. Kimseye söylemek istemezsin, çekinirsin, utanırsın belki; ama aymaz, aymaz olmaya devam eder; aldığı her nefes senin sinirlerini bozarken "İyi de ben ne yapmışım ki?" diye sorar. Hangisi aymazın tanımına daha çok uyar acaba, insanı çıldırtacak derecede yediği haltları gerçekten bilmiyor olması mı, yoksa bilip de karşına geçip aptala yatması mı?
İşte bu yüzden sevgili dostum, bütün duraklarda durması gerektiğini bilmeyen kamyon şoförü bir gün intikam almak için seni bir köşede sıkıştırırsa, tek numaran bilgisayar oyunlarında gördüğün ama asla yapamayacağın afilli hareketler olmasın. Bir de bu kitaba bak.
Yorumlar
Yorum Gönder