Cumartesi günleri bizim alt sokakta pazar kurulur. Bugün akşam üzeri, hanım, çocuk ve ben pazara gittik.
Pazar kalabalıktı. Pazarcılar her nedense tezgahlarını her zamanki gibi kaldırımın biraz önüne değil, bayağı bayağı ileriye kurarak yolu iyice daraltmıştı. Normalde zaten sıkışık olan pazarda hafif çaplı bir izdiham vardı.
Şeftali tezgahının önünden geçerken benzerlerine sıkça karşılaştığım bir tartışmaya kulak misafiri oldum. Bir kadın şeftalileri tek tek seçmeye kalktığı için pazarcıyla kavga ediyordu. Adam sert bir şekilde böyle yapmamasını söylerken, kadın da "Sana ne? Geri zekalı." falan gibi benzer durumlarda sıklıkla duyduğum argümanlarla cevap veriyordu.
Biz şeftali almadık. Biraz ilerideki erik tezgahından erik aldık. Erikçiyle, müşterilerin adamın mallarını sabahtan beri mıncıklayıp mıncıklayıp nasıl ezdikleriyle ilgili biraz dertleştik.
Sonra ben oğlanı alıp parka gittim. Başlarında ebeveynleriyle oynayan çocuklar, kendi kendilerine takılan biraz daha büyük çocuklar, basket sahasında oynayanlar, futbol sahasında oynayanlar, çimenlik alana yayılıp piknik yapanlar...
Yani diyeceğim o ki, bizim mahallede hayat tamamen aynıydı. Zannedersin ki dün gece çok acayip, çok beceriksizce bir askeri kalkışma gerçekleşmemiş, tanklar halkı ezmemiş, sonra halk askerlerin boğazını kesmemiş, bu ülkenin dış güçlere karşı emniyetini emanet ettiğimiz Genelkurmay Başkanı kaçırılmamış, çok güvenli, girilemez bir yer olması gereken Genelkurmay Başkanlık binasına siviller dolmamış, falan filan.
Sanırsın ki hiçbir şey olmamış, hayat aynen kaldığı yerden devam ediyor.
Pazar kalabalıktı. Pazarcılar her nedense tezgahlarını her zamanki gibi kaldırımın biraz önüne değil, bayağı bayağı ileriye kurarak yolu iyice daraltmıştı. Normalde zaten sıkışık olan pazarda hafif çaplı bir izdiham vardı.
Şeftali tezgahının önünden geçerken benzerlerine sıkça karşılaştığım bir tartışmaya kulak misafiri oldum. Bir kadın şeftalileri tek tek seçmeye kalktığı için pazarcıyla kavga ediyordu. Adam sert bir şekilde böyle yapmamasını söylerken, kadın da "Sana ne? Geri zekalı." falan gibi benzer durumlarda sıklıkla duyduğum argümanlarla cevap veriyordu.
Biz şeftali almadık. Biraz ilerideki erik tezgahından erik aldık. Erikçiyle, müşterilerin adamın mallarını sabahtan beri mıncıklayıp mıncıklayıp nasıl ezdikleriyle ilgili biraz dertleştik.
Sonra ben oğlanı alıp parka gittim. Başlarında ebeveynleriyle oynayan çocuklar, kendi kendilerine takılan biraz daha büyük çocuklar, basket sahasında oynayanlar, futbol sahasında oynayanlar, çimenlik alana yayılıp piknik yapanlar...
Yani diyeceğim o ki, bizim mahallede hayat tamamen aynıydı. Zannedersin ki dün gece çok acayip, çok beceriksizce bir askeri kalkışma gerçekleşmemiş, tanklar halkı ezmemiş, sonra halk askerlerin boğazını kesmemiş, bu ülkenin dış güçlere karşı emniyetini emanet ettiğimiz Genelkurmay Başkanı kaçırılmamış, çok güvenli, girilemez bir yer olması gereken Genelkurmay Başkanlık binasına siviller dolmamış, falan filan.
Sanırsın ki hiçbir şey olmamış, hayat aynen kaldığı yerden devam ediyor.

Yorumlar
Yorum Gönder