Ana içeriğe atla

buraya sonradan havalı bir başlık gelecek

Eski dostum Ahmet,

Dünkü piknik nasıl geçti diye soran yok elbet ama aslında sen de olmadığına göre sormuşsun gibi davranabilirim.

Sevgili dostum, internetin bir gelip bir gittiği şu günde şunu belirtmem gerekir ki ortada bir kavram kargaşası var. Dün yaptığımız şey her ne ise, adı piknik değildi. İstanbul'a taş çatlasın 1,5 kilometre mesafedeki yeri bulmaya çalışırken sürekli olarak yanlış yerlere sapma macerasıydı diyebiliriz.

Mühim olan bir yere varmak değil, yolculuğun kendisidir sevgili dostum. Mesela bizim oğlana sorsan, gittiğimiz ilk beldede yerde gördüğü ölü böceğe paha biçilemez. Günü özetlerken bundan mutlaka bahseder. Bana soracak olursan, arkamızdan bizi takip eden aracın alakasız bir yere sapıp ondan sonra da "Onlar bizi takip etseydi." falan demesi de efsaneydi tabii ama şehirlerarası yolda bir depo lpg'yle şehir içinde gidebildiğim maksimum kilometrenin bir buçuk katını gidebiliyor olduğumu görmek paha biçilemezdi. Bir de, sürekli navigasyonu açınca pil hemen bitiyor.

Ama işin olumlu yanı, bacanaklarda dahi olsa dünkü Almanya - Fransa maçında, Fransa'nın 45. dakikada penaltıdan attığı gole yetiştik. Normalde futbol seyreden biri değilim, o ayrı tabii.

Fakat alabalık gibi normalde tatsız tuzsuz bir balığın tereyağına gömülmüş güveç içinde fırınlanması sonucunda nefis bir lezzete bürünmesi ayrıca dikkate değerdi.





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...