Ana içeriğe atla

serbest çevirmenlerin daha verimli olması için öneriler - 4

Öncelikle herkesin her konuda en iyi olamayacağının çok iyi bilincine varılması gerekir. Bakın mesela, dedem öldükten sonra hastalığı iyice ağırlaştığı için bizde kalmaya başlayan babaannem için tuttuğumuz bir kadın vardı. Kadın, yerleştirme konusunda hiç kimsenin eline su dökemeyeceği kadar yetenekliydi. Örneğin bakkaldan bir kutu kesme şeker aldınız diyelim, bu kadın o bir kutu şekeri şeker kavanozuna emsali görülmemiş bir maharetle sığdırırdı. Biz denediğimizde o şeker kutusunda en az bir sıra şeker artardı ama bu kadın ne yapar eder bütün kutuyu o kavanoza sığdırırdı. Demek ki her şeyin bir şeyi var.

Yani buradan da anlaşılacağı üzere, bir Game of Thrones olsun, bir Vikings olsun, ne bileyim işte belki bir Flash ya da Daredevil olsun, hatta biraz daha eskiye gidersek bir Lost olsun, bu dizileri en az bir milyon kişiyle birlikte aynı anda seyrettikten hemen sonra halt etmiş gibi sosyal medyada spoiler vermeye koşan malların cezalandırılması gerekir. Ha, spoiler verenler cezalandırılmadı mı, o zaman buradan devlet yetkililerine sesleniyorum, bu diziler komple yasaklansın, hatta gerekirse internet kapatılsın, o da olumlu.

Bir de, hazır lafı açılmışken şunu da belirtmek gerekir, gerek iki gün önce Atatürk Hava Limanı'nda meydana gelen kanlı terör saldırısı olsun, gerek son bir yıldır ülkemizde meydana gelen diğer kanlı terör saldırıları olsun, bunları, siyasi görüş kılığına girmiş bildiğin kişisel çıkarlar uğruna abartılmaması gereken hadiseler olarak tanımlayacak kadar insani değerlerden uzaklaşmışlardan eyleme bizi Yarabbim.

Kadir gününüz kutlu olsun.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...