Ana içeriğe atla

çorap modası üzerine kendi halinde bir deneme

Bir sürü saçmalığı bize moda olarak dayatan üstatların hiçbirinin bile aklına çorapları illa ki birbirinin eşi olarak giymek zorunda olmamız gerekmediği nasıl gelmez hiç anlamıyorum sevgili eski dostum Ahmet. Mesela ne bileyim, paçaların bilekten bir karış yukarıda olduğu pantolonlar moda olabiliyor, babet çorabı denen o şey moda olabiliyor da, neden çorapları farklı farklı giymek moda olamıyor?

İşin aslı, burada, bizi daha da çok tüketmeye yönelten bir üst akıl olduğunu görmemek için kör olmak lazım. Düşünsene eski dostum Ahmet, çorapların tekleri sık sık kaybolur. Kaybolduğu zaman da diğer teki işlevsiz kalır. Giyemeyiz. Mecburen yeni bir çift alırız. Gerçi ben, o çorapları kimsenin göremeyeceği şekilde kalın giyindiğim soğuk kış günlerinde yine de farklı farklı giyinerek bizi tüketim çılgınlığı üzerinden esir etmeye çalışan üst akıla direniyorum; ama benim bireysel isyanım hiçbir işe yaramaz. Bu konuda organize olmuş bilinçli bir toplum yaratmalıyız. Üzerimizdeki çorap hegemonyasına bir son vermeliyiz.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...