Ana içeriğe atla

dip

Hepimiz kafasının içi çelişkilerle dolu zavallı mahlukatlarız aslında. Bazılarımız kafasının içinde sürekli olarak çatışıp duran seslerin düzenini anladığı için kendisine anlık olarak en cazip geleni değil, daha doğru, daha erdemli olanı yapmayı başarırken, bazılarımızın bu iç çatışmalar içinde doğru yolu bulabilmesi için güçlü bir rehbere ihtiyacı vardır.

Ancak sorun şurada başlıyor, sığır her zaman sığırdır.

Kendisine erdemli bir hayat sürmesi için verilmiş olan rehberi zerre kadar anlamadığı için mal mal takip edeceği bir kurallar bütünü olarak gören, bu kuralları hiçbir şey anlamadan, hiçbir şey sorgulamadan koyu bir yobazlıkla takip eden ve kendisiyle aynı katılıkta takip etmeyenlere onları öldürmeyi isteyebilecek kadar düşmanlık besleyen bir mahlukat yüzünden bugün genç bir çocuk ömür boyu felç geçirme tehlikesi altında.

Neden? Çünkü seni daha iyi bir insan yapması için verilmiş olan rehberdeki kurallara uymadığı için.

LCW mağazası çalışanına sigara içtiği için yumruk atan ve onu büyük ihtimalle sakat bırakan bu insan, insanoğlunun kendisine vakfetmeye bayıldığı o üstün meziyetlerden zerre kadar nasibini almamış bir mahlukattır. Ve bu mahlukat, giderek yozlaşan, giderek çürüyen ve her an yıkılmak üzere olduğu tedirginliğini veren bir sosyal düzenin en dip, ama maalesef en sık karşılaşılan temsilcisidir. Acı olan, böyle heriflerin ortaya çıkmasına sebep olan son 30 - 40 yıllık toplumsal bozulmanın, bunun gibi sersemlerin dikta etmeye çalıştığı hukuki ve idari yapı gelse bile asla düzelmeyecek olmasıdır. Çünkü malzeme bu, ve bu malzeme gerçekten de çok çürük.





Gönül, bayrama bu kadar adice bir saldırının görüntüsü izlememiş olarak girmeyi isterdi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...