Ana içeriğe atla

yoğurtlu karışım

Geçenlerde bizim oğlan bir reklam seyretti. İçinde Küçük Emrah'ın büyüklüğü vardı. Bizimki Emrah'ı falan tanımaz tabii. Hamburger vardı bir de reklamda. Bak onu tanıdı işte. "Ben de hamburger yiyeceğim." dedi.

Kendime not: Oğlana çok fazla reklam seyrettirme. Bugün hamburger ister, yarın araba.

Hamburgerini yedi tabii. Bakkaldan alınan hamburger ekmeği, marketten alınan kıyma. Daha bile sağlıklı oldu.

Araba istedi bile zaten. Geçen gün "Ben de büyük inşaat kamyonu istiyorum." dedi. Koca kepçenin oyuncak olmadığını, onunla büyüklerin gerçekten inşaat yaptığını söyledim. İkna oldu gibi.

Bir de yoğurtlu karışım var tabii. İçinde çörek otu var. Üzüm çekirdeği var. O değil de, o koca sarayın bir aylık elektrik masrafıyla kaç tane cep telefonu alınır? Canı sıkılan matematiği kuvvetli biri hesaplasın lütfen. Şekere iyi geliyormuş dediler. Mahlep var. Bir şey daha vardı, unuttum.

Gecenin bu saatinde vücudum uyumak istiyor artık. Onu kandırmak için yemek veriyorum ben de. Bu yoğurtlu karışım iyi gidiyor. Yanında bir de un helvası.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...