Ana içeriğe atla

fasulye güzel olmuş

Bu ülkede sabit ücretler geleneksel olarak enflasyon oranını hiçbir zaman yakalamazken örneğin Ekim 2014'teki konut fiyat artışının enflasyonun iki katı olmasının ardındaki ekonomik ve siyasi mekanizmayı irdelemek gerekir. 

"Bunu daha önce yazmıştın." dediğini duyar gibi olmuyorum Sevgili Okuyucu, sen de benim "Ya zaten şurada 5 kişiyiz. İdare ediver." dediğimi duyar gibi olma. Çünkü eğer bu sabah o ev yapımı poğaçalardan beş tane yediysem bunun sebebi bu ülkede poçanın nasıl yazıldığına dair bir konsensüs olmaması değildir tamamen. Çünkü tecrübeyle sabittir ki, bir insanın herhangi bir işi yapabileceğini zannetmesi onun o işi gerçekten yapabileceği anlamına gelmiyor hiçbir türlü. Mesela adamın teki bir keresinde "Tercume icin cok tesekur ederim ama mahlesef  cok  ama  cok acemi olmus." diye bir eposta göndermişti de bana, kıçımla mı güleyim kıçına mı sokayım bilememiştim. 

Sevgili Okuyucu, çünkü bak ben bu evde yedi yıldır oturuyorum ve bu yedi yıl içinde, bir baştan diğer başa aşağı yukarı 500 metrelik sokağın herhangi bir noktasında süregiden bir inşaatın olmadığı gün görmedim. Ben yine de terbiyemi takındım adama karşı. O yine kendini yapımcı zannederek dolanıyor ortalıkta. LinkedIn'de önerilen kişi olarak falan karşıma sıkıyor sık sık.

Peki ne oluyor sonra? Adam 5 daireli binasını yıktırıp yerine, aynı arsa üzerine 12 daireli apartman sığdırıyor. Ve sonra o binada aylarca "satılık daire" afişi asılı kalıyor. Derken bir gün o adam o evi satacak, eline toplu para geçti diye kâr ettiğini zannedecek ve parasının bittiği güne kadar bütün bunlar bazılarına hep oy olarak dönecek. Ama bizim bacanağın karşısındaki bakkal bile dükkanı kapatıp inşaat işine girmeyi düşünmeye başladıysa, bak sonra çok dersiniz "devlet bize çözüm bulsun" diye ama muhtemeldir ki devlet size "parayı verirken bana mı sordunuz?" der. 

Poğaçalar güzel olmuştu ama keşke o herife "Sen Türkçe biliyor musun da benim çevirimi değerlendirmeye kalkıyorsun, hırt." diyeydim zamanında. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...