Ana içeriğe atla

gemisini batıran denizci

Arkasına aldığı rüzgarı kendisi çıkarmış zannına kapılanlar, o rüzgar diner dinmez neye uğradığını şaşırıverir.

Çok aforizmatik bir laf oldu bu biraz ama etrafımda bunun örneğini o kadar sık gördüm ki, mecaz falan değil dosdoğrudan bir gözleme dönüştü artık. Yatları katları olan adamların bir - iki yıllık bocalamanın ardından en derine gömüldüğüne birkaç farklı keresinde şahit oldum - ki o adamlardan bir tanesinin vakti zamanında benim için "daha biti bile kanlanmadan götü kalkmış"  dediğini de biliyorum. Oysa tek söylediğim, onun için çeviri yapmamı istiyorsa herkes gibi parasını vermesi gerektiğiydi.

O yüzden hiçbir zaman o rüzgarın peşine düşmedim ben. Adam gibi, kendi küreğimi kendim çekmenin derdine düştüm.

Bu yazdıklarımda siyasi bir gönderme olduğunu düşünenler için söyleyeyim, o niyetle yazmadım; tamamen ticari düzlemdeki gözlemlerimi düşünerek yazdım. Ama illa ki siyasi bir gönderme de okumak isteyen varsa, onları kırmamak için bir de siyasi laf şeyedivereyim:

Teröristi muhatap almayı çözüm süreci zannedenler, o teröristin işine gelmediği her durumda tekrar teröre başvurmasına açık davetiye çıkarmış olurlar. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...