Ana içeriğe atla

mekan

"Bu kış paso oradaydık" dediği mekana topu topu iki kere gittiğini ağzından kaçıran bir arkadaşım vardı. Aradan 25 yıl geçti. Akıllandı mı bilmiyorum. Belki de hiçbir zaman budala değildi de bize öyle gelmişti, kendi budalalığımızdan. Domates suyum bitmek üzere. Yenisi almak lazım marketten. Hayır, o da değil de, televizyona çıkan doktorları bile kontrol etme ihtiyacı duyuyorsun, adam senin okulundan mezun olmuş, doktor olmuş, sen yine de ayrı bir belge icat ediyorsun, peki de, bari televizyonda "Hamile kadının sokağa çıkması terbiyesizliktir. İnsanın aklına o çocuğun nasıl olduğu gelir." diyen adamdan da kağıt isteyecek misin?  Madem öyle, "Doğrusu, budala olan, belki de budalalığı yüzünden sevdiğimiz adamın durup dururken akıllanması  hiç de hoşa gidecek bir şey değildir." demişti Dostoyevski, Ev Sahibesi adlı romanında. Herkesin akıllanma hakkı vardır şüphesiz ki. Amma velakin, eşitlik ve özgürlük denklemin aynı tarafında değildir hiçbir zaman. O yüzden biri artarken diğeri azalmak zorundadır, denklemi bozmamak için. Belki, belki diyorum, denklemde yapılabilecek bir değişiklikle denklemin değeri değişirse, eşitlik ve çzgürlük arasındaki ilişkinin katsayılarında oynama olabilir. Onu da bize sağlasa sağlasa teknoloji sağlar.

Yorumlar