
Tıpkı burnunun akması hiç durmayan adamın her nefes alışında "fırk fırk" burnunu çekmesi ve bunu en az 20 yıldır yaptığı halde "Ne yapayım, burnum akıyor?" demesi kadar uyuz olduğum bir şey varsa o da saçma sapan tasarlanmış farelerdir şu hayatta. Yapılması gereken şeyleri yapması gerektiğini bilir ama neden yapmadığına dair on bin tane mazeret üretir de "İyi de, neden üstesinden gelmek için kıçını kaldırmadın?" sorusuna cevap veremez ya hani, işte o misal ben de soruyorum: "Ya arkadaşım, tam sağ baş parmağın altına denk gelen yere 'geri al' düğümesi koymak hanginizin süper aklından çıktı?" İstemez, ben geri alırım ne alınacaksa, sen geri çek o düğmeyi. Bir keresinde, ilk fareyi yapan adamla ilgili bir röportaj seyretmiştim televizyonda, yanılmıyorsam yıllar sonra da o adamın öldüğünü okumuştum gazetede. Gazete dediysem internet gazetesi tabi. Adam, fareyi ilk başta daha farklı ve daha işlevsel tasarladığını ama o tasarım herkese zor geldiği için sonradan şimdiki haline getirildiğini söylemişti. Nasıl bir tasarımdı hatırlamıyorum. "Öğrenme süresi daha uzun, öğrendikten sonra kullanım kolaylığı daha fazla." demişti. Artık ben onun yalancısıyım. Doğru mudur bilemem. Bir de bizim evde 10 yıldır falan televizyon yok.
Yorumlar
Yorum Gönder